Esma

Esma
@Yazyagmuru38
Öğrenci
2 Kasım
35 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı
Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku...
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2025 15:04
Selamlar!!! Yazarların mektuplarından derlenen kitapları okumayı hep çok sevmişimdir. Çünkü bu vesileyle yazarları daha yakından tanıyorum ve eserlerini okurken daha iyi anlamdırıyorum. Bu eser de yine bu umutla başladığım ve sonuna kadar isteklerimi karşılayan bir kitaptı. Eğer siz de bu tarz kitaplar okumayı seviyorsanız mutlaka bir bakın derim. Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan üçlüsünü okuduktan sonra Sabahattin Ali'ye ve eserlerine hayran kalmıştım ama mektuplarını okuduktan sonra daha da bir sevdim. Kitapta, eşi Aliye'ye ve kızı Filiz'e yazdığı mektuplar yer alıyor. Mektupları okurken hem ne kadar iyi bir eş, ne kadar iyi bir baba olduğunu anlıyoruz hem de zevkle okuduğumuz eserlerini ne zorluklarla yazmış olduğunu fark ediyoruz. O dönemde çok fakirlikler çekmiş eserlerini zar zor yayınlamış. Basımını yaptığı kitaplarından gelen cüzi miktardaki gelirle de geçimini sağlamış. Ayrıca eserlerinde hatta daha çok dergilerinde kullandığı bazı kelimelerden dolayı bir çok kez hakaret davalarında yargılanmış bazen de tutuklanmış. ( Örneğin: Sabahattin Ali, "Markopaşa’nın" 10 Şubat 1947 tarihli 10. sayısında yayımlanan “Biliyor musunuz?” başlıklı yazıdan dolayı Falih Rıfkı Atay’a hakaretten üç ay hüküm giymiştir.) Elbette Sabahattin Ali'yle ilgili yapmış olduğum bu kadarcık okumayla onun hakkında kesin bilgilere ulaşmam mümkün değil ancak anladığım kadarıyla çok iyi yürekli, merhametli biriymiş. Ayrıca eşine ve kızına da çok kibar ve anlayışlı davranıyormuş. Bir de birçok mektubunda kilosundan memnun olmadığından bahsediyor. 1 kilo verdiğinde bile sevinçle eşi Aliye'ye bildiriyor acaba böyle bir takıntısı mı vardı diye düşünmeden edemedim. Bilenler varsa yazarsa çok sevinirim. Keyifli okumalar!
Edebiyat
Canım Aliye, Ruhum FilizSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202031,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
" Sonu iyi olan her şey iyidir."
10/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2025 20:53
Distopya okurken yazarların doğrudan anlattıklarından çok fark ettirmeden yaptıkları metaforları çözmeyi seviyorum. Fahrenheit 451'de de bu duyguyu sonuna kadar tattım. Kitabın her cümlesi, okurken acaba aslında ne demek istiyor diye çokça düşünmeme sebep oldu. Montag ve diğer karakterler kitaplar uğruna bir çok şey yaptı. İnsan okurken gerçekten değer miydi diye düşünmeden edemiyor. Belki kitaplara günümüzde kolayca ulaşabildiğimiz için değerini yeterince fark edemiyoruz. Ama kendi adıma konuşacak olursam Fahrenheit 451'i okuduktan sonra zihnimde kitaplarla ilgili birçok fikir oluştu. Şüphesiz insanlığın ilk zamanlarından beri insanlar, bir şeyler anlatmaya veya dinlemeye ihtiyaç duymuşlardır. Günümüzde yapılan araştırmalarda da ilk insanların yaşadığı mağaralarda resimlerle hikayeler anlatıldığı saptanmış. Yani nedenini tam olarak anlayamasam da insanlar, varoluşlarından itibaren bir şeyler okumaya, yazmaya yönelmişler. Belki Dünya'nın gerçeklerinden uzaklaşabilmek için belki de sadece keyifli vakit geçirmek için ... Bu kitapta da aslında içlerinden gelen kitap tutkusu için mücadele eden karakterler var diyebilirim. Biraz konusundan bahsedecek olursam. Ana karakterimiz Montag bir itfaiyeci. Ama bu bizim bildiğimiz itfaiyecilerden değil. Kitaptaki zaman günümüzden yaklaşık 500 yıl ileride ve o dönemde evler, binalar ve diğer her şey yanmayan bir maddeden yapılıyor bu yüzden de itfaiyecilerin yangın söndürmekle ilgilenmesi gerekmiyor. Bunun yerine kitapları yakıyorlar. Çünkü o dönemde devlet kitapların okunmasını yasakladı ve eğer okuyan olursa diye de itfaiyecileri görevlendirdi. İşte Montag de bu itfaiyecilerden biriydi ama Montag diğer itfaiyecilerden farklı olarak kitapların zararlı olmadığını aksine insana mutluluk getirdiğini düşünüyordu. Açıkçası ben çok
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma
...çok uzaktaydı, ama güzeldi.
9/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2025 23:23
Orhan Pamuk kitaplarından okuduğum ilk kitap, bir çok kişi tarafından okunan ve sevilen Kırmızı Saçlı Kadın oldu. Kitabın ilk sayfalarında klasik bir aşk hikayesi sanarken ilerleyen sayfalarda bambaşka bir dünyayla karşılaştım. Ve tam anlamıyla bayıldım. Hayatımız boyunca kaçtığımız korkular gerçekten elbet bir gün bizi buluyor. Belki de bu hiç beklemediğimiz bir anda oluyor ve bize daha fazla zarar veriyor. Orhan Pamuk da bu duyguyu kitaba çok güzel işlemiş. Ana karakterimiz olan Cem babasından sevgi ve ilgi görmeden büyüyen biri . Bir gün babası evi terk ediyor ve Cem harçlığını çıkarabilmek için Öngeren'de bir kuyu kazma ustasının yanında çırak olarak işe giriyor. Ustası ona, babasının vermediği sevgiyi ve ilgiyi veriyor. Bundan dolayı Cem ustasına minnetle bağlanıyor. Ama bir gün talihsiz bir kaza yaşanıyor ve Cem suçluluk duygusuyla işi bırakıp kaçıyor. Hatasıyla yüzleşmekten çekiniyor ve yıllarca bu suçluluk duygusuyla yaşıyor. Bununla birlikte hayatı boyunca baba - oğul ilişkisiyle ilgili de bir çok sorun yaşıyor. Bu konular üzerine günlerce, haftalarca düşünüyor, okuyor ama yine de kendi sonunu getirecek olan bu sorunlara bir çözüm bulamıyor. Orhan Pamuk, kitapta baba oğul çatışmasıyla ilgili görüşlerini Firdevsi'nin Şehnamesiyle ve Oidipus ve Sphinks( Kral Oidipus) hikayesiyle çok güzel bir şekilde desteklemiş. Ve bu durum kitaba çok ayrı bir hava katmış. Ayrıca Orhan Pamuk sadece bu konuyu değil toplumda yaşanan bir çok sorunu da bu eser vasıtasıyla eleştirmiş. Kısacası hem topumsal sorunlara değinilen hem de kişinin birey olma yolunda attığı adımları çok tatlı bir aşk hikayesiyle taçlandıran bir eser. Ne kadar anlatsam da bir şeyler hep eksik kalacak gibi hissediyorum çünkü çok katmanlı, çok dopdolu bir kitap. Bu yüzden de daha fazla spoi vermeden
Edebiyat
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,3bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2023 9. kitabı
1984 yazarın, geleceğe ilişkin bir olası kabus senaryosu olduğundan dolayı kitapta kurgulanmış olan dünya Okyanusya ile günümüz arasında bir çok benzerlik bulunmaktadır. Örneğin kitapta bulunan insanların dijital ekrana duydukları saygı ve bağlılıkları , dijital ekranların koyduğu kurallara uymaları günümüzde yaşanan teknoloji bağlılığını çağrıştırıyor aynı zamanda dilin sadeleştirilmeye çalışılmasıyla bazı kelimelerin kaldırılmasıyla günümüzde dilimize giren yabancı kelimelerle dilin bozulması benzetilebilir. Bunun gibi bir çok benzetme çıkarılabileceğinden ötürü gerçekten George Orwell'ın mükemmel bir ileri görüşü ile zevkli fantastik kurgusu sayesinde kendisini okutan bir kitap. Ayrıca fikir özgürlüğü,irade özgürlüğün kısıtlanmış olması ,benimsenmiş olan düşünce yapısının dışına çıkıldığında veya baş rolümüzün de yaptığı gibi isyan edildiğinde insanlara çok ağır cezalar verilmesi diğer bir dikkat çeken konuydu.
Düşünce
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,4bin okunma
Kitabın içeriğinden çok fikirlerimi belirttim
9/10
·68 syf.··
2023 5. kitabı
Öncelikle bana göre her kitaptan her bir birey farklı çıkarımlar yapar bu yüzden 1000kitapa girip başka insanlar neler düşünmüş diye okumayı seviyorumm. Ve her kitapta bize verilmek istenen bir mesaj olduğuna inanıyorum ben de olabildiğince kendim için bir mesaj çıkartıp günlük hayatla bağdaştırmaya çalışıyorum:) Kitabımız akıl hastanesin de kalan hastalardan biri olan Ivan Dimitriç ve doktor Andrey'in etrafında oluşan olaylar anlatılıyor ve acıklı bir sonla ile de bitiyor. Altıncı koğuşu okurken doktor Andrey'in akıl hastası Ivan Dimitriç ile muhabbet ettiği için halk, onun da akıl hastası olduğunu düşünmüş ve bu düşünceleri ile doktoru hasta olduğuna ikna edip tedavi olması gerektiğini söyleyip durmuşlardır. Bu olay bana toplumda alışılmadık bir davranış sergilediğimiz de yanlış olduğu düşüncesinin yerleştirilmesi ve tuhaf karşılanmasını getirdi aklıma. Belki ne alaka diyebilirsiniz ama benim düşüncelerim bu şekildeydi umarım beğenirsiniz Aslında Andrey oldukça normal bir hareket sergileyip İvan'ın hasta olduğuna aldırmadan onla muhabbet etmiştir aslında ona göre ne kadar normal olsada başkaları tarafından garipsenmişti.
Düşünce
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,4bin okunma