Biyografi özetle, Prenses Cristina’nın Safranbolu’da (1850’ler) beş yıl boyunca Ülkemiz insanlarıyla bir, onlardan biri ve onlarla bütünleştiğini anlatıyor denebilir. (Son Tarzan filmin son sahnesinde de dış ses benzer cümleleri söylüyordu.)
Prensesin beni en etkileyen yönü ise, amacına ulaşmak için, yılıp usanmadan padişaha, sadrazama ve ilgili devlet adamlarına mektuplar yazmasıydı.
Bu hayatı yaşarken, Prensesten kopya çekeceğimiz çok nokta var diye düşündüm.
Sen gelmeden önceki varlığım saatin içinde bağlantısız, boşa dönem bir dişli gibiydi. Senin gelişinle zembereğe bağlandım, hayatın içine karıştım sanki.
Liberal batı, Siyonizm’de mantık ve idealizmin zaferini, sadece bunu gördü, çünkü, liberalizmin görmek istediği başlıca şey buydu.
Siyonizm’e gelince o da liberalizmde kendisini, olmak istediği kendisini, gördü.