Sayfa 166’dan bir alıntı:
‘O kadar ağır işler yükleyeceğiz ki onlara, düşünecek bir anlık bile zamanları olmayacak. Bu karıncalara hiçbir zaman başlarını bile kaşıyacak bir süre tanımayacağız. Hep iş, hep çalışma, hep açlık, hep yoksulluk, hep gelecek korkusu içinde olacaklar. Bu korkular onları kör, sağır, sersem, beyinlerini işlemez yapacak. İnsanfiller, insankarıncalara hep bunu yaparlar.‘
Bu veya benzer cümleleri nerede görsem burada bir Yaşar Kemal kalemi seziyorum diyebilirim sanırım. İnsan, sevgi, emek, doğa gibi kavramların etrafında şekillenen bu masal kesinlikle okunmalı. İnsanlık ve zorbalık için çok basit bir dille anlatılmış ama alt metninde çok üzücü olayların ve olguların barındığı bir masal. Sürekli yeni olayların yaşandığı, merakın taze tutulduğu ama çokça tekrarlardan nadiren de olsa yorabileceğini de söylemem gerek. İnsanın çirkinliklerini görmek için erken yaştaki bir çocuğa okuma konusunda emin olamasam da içinde bulunduğumuz dünya şartlarını az çok görmüş yetişkin bir yavru bu masalı kesinlikle okumalı.