YeşimB

İşte bu yüzdendir ki duygulanım haline yol gösteren şey düşüncelerdir ve bu durumda duyguların gücünü azaltmak istiyorsak, yapmamız gereken düşünceleri yakından incelemektir. Bu safsataları parça parça etmeli ve kökünü kazımalıyız. Tutkuların eşyayı saran o illüzyonlarını ortadan kaldırmalıyız. Böylelikle hataları ayan beyan görebilir; günümüze dair boş vaatleri, aldatıcı geleceği idrak ede- bilir; ileride sağlığımıza, gururumuza ve şerefimize gelebilecek olumsuzluklardan kaçınabilir ve karşı hücuma geçerek mağlup olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunar diğer tutkuların ve duygulanım hallerinin imdadına yetişebiliriz.
Reklam
Bu liyakat ve kabiliyetin umûmi olduğundan Allahü Teâlâ haber vermiş ve buyurmuş ki: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim? Onlar da: "Evet şahidiz" demişlerdir. (A'raf, 172) Misal: Hangi akıllıya: "İki sayısı birden fazla değil mi?" deseler, "Evet fazladır" der. Her ne kadar bu sözü hiçbir akıllı onun yanında dile getirip söylememiş olsa da ve asla kimseden duymamış olsa da, onun kalbi bu sözün tasdiki ile doludur. Bu sözü doğrulamak, insanların fıtratı (yaratılışı) icabı olduğu gibi, Allahı tanımak, bilmek de insanların fıtratı icabıdır.
Sayfa 57
İnsanın hayvan ve canavarlardan daha şerefli ve kâmil olduğu açıktır. Çünkü diğer hayvanlarda mevcut olan haller, insanda da mevcuttur. Fakat, insandaki kemâl ve olgunluk hayvanlarda yoktur. Insanlara fazla olarak bir de kemâl verilmiştir ki, o, akıldır. Allahú Teâlâ'yı onunla tanır, bütün acayip işlerini onunla anlar, onunla kendini gazab ve şehvetin elinden kurtarır. Bu ise, meleklerin sıfatıdır. Bu sıfat ile yırtıcı hayvan ve diğer hayvanlara üstün gelir, galip olur. Akıl sebebi ile, yeryüzünde mevcut olan, her şey, onun emrine girer. Bunun için Allahü Teâlâ buyurur ki, “O, göklerde ve yerde olanların hepsini sizin emrinize vermiştir." (Casiye, 13)
Sayfa 53
Onların yarın mahşer gününde kalblerinde gizli olan mânâlar aşikar olup zahir suretleri de, bâtınlarındaki mânânın renk ve şeklini alacaktır. Böylece şehveti galip olan kimse, hınzır şeklinde görülecektir.
Sayfa 51
İnsanların çoğu insaf nazarıyla bakıp kendi nefislerini muhasebe ve murakabe etseler, gece gündüz nefsin arzu ve isteklerine bağlı hizmetçi köle gibi olduklarını görürler.
Sayfa 51
Reklam