Yağmur Demirtaş

Yağmur Demirtaş
@Ygmrdmrtss
Varlığıma nedensizlikten delirdim ben.Hiçbir nedeni kendime yakıştıramadığımdan.Hepsini giydim, hiçbiri olmadı.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Uyuyamadığınızda,zihniniz düşüncelerle sürüklendiğinde ve kendinize hiç nedensiz yere,bir gün öleceğinizi hatırlattığınız zamanlarda karşılaştığınız aynı duygu, aynı hüzün panikti.O zaman sona erecek,gömülecek ve unutulacaktınız.Bildiğiniz,hatırladığınız ve sevdiğiniz her şey bir hiç olacaktı.O bilmeme halinde, bir şey size yaklaşacak,kalbinizi kıracak ve nefes alışınızı zorlaştıracaktı.Bilmek, bu tuğla için soğuk bir sıva gibiydi.Sımsıkı tutuyordu.Hiçbir yere gitmiyordu.Ve bundan 100 yıl sonra, şu anda Corrigan’da,Avustralya’da hatta dünyada yaşayan herkes ölecekti.Bu insanı boşluğa boğan tuhaf ve söze dökülemeyecek kadar hüzünlü bir duyguydu.
“Bu akşam günlüğüme yazacağım bunu” “Neyi?” “Elini yakan çocuğun ateşi çok sevdiğini”
Şimdiki zaman hem de iyice belirlenmiş bir şimdiki zaman, çok gerilerde kalmış ve aşılmış bir geçmişin sorunları ile yoğrulmuş bir zihinle nasıl düşünülebilir?
Yasaları yeterince sert uygulamadığımız için durmadan bize saldırıyorlar.Sanki yasalar onlar için yapılmış.Her şeyin doğru ve yasal olması gibi gülünç bir saplantıları var.Eğer katlandığı tüm yorgunlukları karşılamak için Hale’e bir yüzde verilmesine ilişkin bir yasa olsaydı cebine birkaç bin indirdiği konusunda onu suçlayamazlardı.Aldatılmış oldukları duygusuna da kapılmayacaklardı.Gülünç bu!