İskender pala en en ennnnnn sevdiğim yazarlar içinde birinci her kitabı birbirinden, güzel,eşsiz benzersiz...
Çok üzüldüm okurken pek çok yerinde boğazım düğümlendi gözlerim doldu
#k:407673Kaknus’un hikayesini hatırlarsak:
Gagasında yüzlerce delik olan, bu deliklerden rüzgar geçtikçe her biri farklı bir makamda eşsiz nağmeler çıkaran yalnız bir kuştur. Ömrünün sonuna doğru odun parçalarını toplar, üzerine çıkar ve o hüzünlü şarkılarını söylemeye başlar. Öyle bir an gelir ki, kendi sesinin ve aşkının ateşiyle yanar, kül olur. Sonra o küllerden yeni bir Kaknus doğar.
Bu sembol bize neyi anlatır?
Kendi Sesinde Kaybolmak: Aşık, öyle bir noktaya gelir ki artık kendi varlığı aradan çıkar, geriye sadece o aşkın "sesi" ve "nağmesi" kalır.
Yanarak Var Olmak: Teslimiyet, İskender Pala’nın anlatımında bir son değil, başlangıçtır. Kaknus’un yanması, nefsin öldürülüp ruhun yeniden doğuşunu simgeler.
Yalnızlık: Tıpkı Mecnun’un çölde tek kalması gibi, Kaknus da eşsizdir ve yolculuğunu tek başına tamamlar.
İskender Pala bu kitapta aslında bize şunu fısıldıyor: "Gerçek aşka ulaşmak için önce kendinden vazgeçmen, yani o ateşe gönüllü girmen gerekir."