Stefan Zweig, duyarlılığı yüksek bir yazar olarak; savaşın ortasında insan kalabilmiş, geçmişe duyduğu sevgiyle geleceğe umutla bakmak istemiştir.Sanırım bu yönünden dolayı en sevdiğim yazardır.Zweig'in amacı, bir olay örgüsü anlatmaktan çok, bir ruh halinin evrimini göstermektir.Göstermekten ziyade bizim de ruhunuzu o ruhlarla bir yolculuğa çıkarıyo.Ve bunu her eserinde o kadar başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor ki saatler bazen de günlerce o ruh halinden çıkamıyorum...
"İnsanlar parçalanabilir ama ruhlar gömülü şamdanlar gibi ışığını saklar,"
"Gömülü Şamdan", fiziksel bir nesnenin değil, bir halkın ruhunun korunması hikâyesidir. Stefan Zweig bu kısa ama yoğun eserinde, Yahudi halkının tarihsel ve kültürel mücadelesini sembollerle bezeli, duygusal bir dille işler.
İsrail politikalarıyla tüm Yahudileri özdeşleştirmek hatalıdır; ancak devletleşme ile birlikte kimlikte bir kırılma ve farklılaşma yaşandığı açıktır.
Zweig'in ideali, savaş karşıtı, kültürel zenginliklere açık, inançla insanlık arasında köprü kuran bir Yahudiliktir. Bu anlayış günümüzde bazı çevrelerde hâlâ yaşatılmakla birlikte, her zaman aynı ağırlıkta değildir.İsrailin Gazzedeki insanlık dışı tutumu en acı örnektir.Eminim ki Stefan hayatta olsaydı İsrailin yaptığı zulümlere tepki verirdi eserlerine de geçmişte yansıttığı gibi şimdi de yansıtırdı..