Fakat meleğin kazandığı zafer yalnızca şeytanın acı çekme-
sine neden olmaz: Çünkü ona tesadüfen acı çektirmez, acı çek-
mesi gerektiği için acı çektirir. Zaten başka türlü var olamazdı.
Tıpkı bir taraf zafer kazanmadıkça diğer tarafın acı çekemeye-
cek olması gibi. Meleğin iyiliği nasıl bir iyilik ki kötülük barın-
dırması gerekir? Mikail hangi suçu yüzünden şeytanı cezalan-
dınr, ya da hangi suçu işlemesine engel olmak için onu şişler?
Şans verilseydi, belki şeytan da ona aynı şeyi yapardı. Öyleyse
ikisinin arasında ne gibi bir fark var? Bence mızrağı saplayan
ya da mızrağı yiyen diye bir şey yok; sadece saplamak var.
Birisi bir cinayete kurban giderse, bu onun günahıdır. Bunun tam tersi de olabilir:
Kral sadece kötülük yapmayı düşünen zalim bir kral bile olsa,
yine de ülkesinde çiçekler açmaya ve kadınlarla erkekler bir-
birlerine aşık olmaya devam edecektir. Bunlar da onun sevap
larıdır. Sanırım ne tek başına iyilik, ne de tek başına kötülük
diye bir şey vardır. Bunlar birbirlerinin gölgesi olduğundan,
biri olmadan diğeri var olamazdı: İyilik ve kötülük birbirleri-
nin ayrılmaz parçasıdır.