İnce Memed hepimizin malumu artık. Yüreğimize yer etti; Çukurova yöresiyle biz de sevdik onu. Öfkesini, başkaldırı ruhunu paylaştık. İnce Memed, bir kişilikten, bir roman karakterinden ziyade bizim için bazı şeyleri temsil eder oldu. İnce Memed bilinç haline geldi; biz İnce Memed’i içimizde taşır olduk. Zalimin zulmüne susmayan, güçlünün değil haklının yanında olan binlerce, yüz binlerce kişi olarak İnce Memed olduk. İnce Memed'in bir kişiden öte, insanoğlunun içinde yatan kurt olduğunu, o kurdun da insanoğlunun şah damarı, atan yüreği olduğunu öğrendik.
"Bir İnce Memed giderse, bin, on bin, yüz bin İnce Memed gelir. Ağalar biter de İnce Memedler bitmez."
Beni bu topraklarda asıl etkileyen şey, halkın umudunun tutacağı dalın eşkıyalar olmasıdır. Köylünün haksızlığa uğradıktan sonra zulme, haksızlığa dayanamadığını bildiği dağdan düze inmiş eşkıyanın kapısını çalması, ondan medet ummasıdır. O yüzden bu topraklarda dağdan inen eşkıya düzde kalamaz; tekrar dağa çıkmaya davranır.
"Bu dünya zulüm dünyası oldukça, böylece de kaldıkça milletin gözü, eşkıyalığa bulaşmış, haksızlıklara, zulme dayanamadıklarına inandıkları kişilerin üzerinde olur her zaman."