Yusuf

"Babam korkar abla," diyordu bana. "Neden korksun dudum?" diyordum. "Konuşamaz o, korkar, anlaşamaz kimseyle." Oysa ben bilmiyor muydum bunları? O gece sabaha kadar birbirimize sarılıp ağlamıştık. "Ne yapıyordur şimdi?" diyordu bana. "Uyuyordur," diyordum. “Uyuyamaz o yabancı yerde, korkar. Hem dil bilmez, nasıl konuşsun, ya daha çok canı m yakarlarsa?" diyordu. Oysa cezaevleri, bilakis Vidin gibi Türklerin pek az yaşadığı şehirlerin mahpusları hep Türklerle doluymuş. O zaman bunu bilmiyordum.
Alıntı
Reklam
- Bu gece günceme yazacağım. + Neyi? - Ateşten eli yanan çocuğun ateşi sevdiğini.
Edebiyat
“Ne güzel gülüyorsun.Oysa çok gülenlerin yüreğinde keskin bir acı saklıdır!”
Edebiyat
“Anılar, zihnin yanı sıra başka yerlerde de saklı olabilir.”
Edebiyat
“...En korkunçları da sevgi bakanlığıydı. Tek bir penceresi bile yoktu.”
Edebiyat
Reklam