"Babam korkar abla," diyordu bana. "Neden korksun dudum?" diyordum. "Konuşamaz o, korkar, anlaşamaz kimseyle." Oysa ben bilmiyor muydum bunları? O gece sabaha kadar birbirimize sarılıp ağlamıştık. "Ne yapıyordur şimdi?" diyordu bana. "Uyuyordur," diyordum. “Uyuyamaz o yabancı yerde, korkar. Hem dil bilmez, nasıl konuşsun, ya daha çok canı m yakarlarsa?" diyordu. Oysa cezaevleri, bilakis Vidin gibi Türklerin pek az yaşadığı şehirlerin mahpusları hep Türklerle doluymuş. O zaman bunu bilmiyordum.