Yavuz Tellioğlu

Hıristiyan halk arasında hakim olan dini ve ekonomik temelli Yahudi aleyhtarlığı bilhassa ekonomik is­ tikrarsızlığın tırmandığı dönemlerde, tefecilik ve büyücülükle özdeşleştiri­ len ve Tanrı katili olarak görülen Yahudilere yönelik şiddet, yağmalama ve katliam eylemleri biçiminde kendini göstermiştir. Kökeni antik dönemlere kadar gitmekle birlikte, genellikle Hıristiyan dinine geçen Yahudi şahıslar tarafından ortaya atılan ve Orta Çağ boyunca İngiltere, İspanya, . Fransa ve Almanya gibi çeşitli Avrupa ülkelerinde ortaya çıkan, XVII. yüzyılda ise Doğu Avrupa'da boy gösteren "kan iftirası" ve benzeri suçlamalar, Yahudi­ lere yönelik saldırılarla sonuçlanmıştır.
Alıntı
Reklam

Yavuz Tellioğlu

, bir kitabı okumaya başladı
Salime Leyla Gürkan
9.4/10 · 101 okunma
İbranice kaleme aldığı meşhur Mişne Tora'sı ve İbranice harflerle Arapça (Yahudi Arapçası) yazdığı felsefi eseri Delaletü'l-hairin'le (More Nevuhim) Orta Çağ'ın büyük Yahudi filozofu olarak kendisini sonraki nesillere ka­ bul ettirmiş bir Sefarad Yahudisidir. Bilhassa felsefi görüşlerinden dolayı dönemin bazı Yahudi alimlerinin öfkesini çekmekle birlikte, hem teorik hem pratik açıdan Yahudi öğretisini derlemesi sebebiyle Musa peygamber­ den sonra gelmiş en büyük Musa olarak anılan İbn Meymun ayrıca, kendi döneminde eleştiri alsa da, günümüz Ortodoks Yahudileri tarafından da benimsenen on üç prensiplik Yahudi Amentüsü'nün yazarıdır. Şairlik özel­ liği baskın olan ve yazdığı mesihçilik temalı şiirleri sebebiyle "Siyan şairi" olarak ün kazanan Yehuda Halevi ise (ö. 1141) İbn Meymun tarafından temsil edilen akıl merkezli Aristocu anlayışa karşı --Gazzali'yi andıran bir tavırla-- vahyi ve dini tecrübeyi öne çıkaran Yahudi düşünürüdür. Halevi, VIII. yüzyılda Yahudiliği benimseyen Hazar Türk Krallığı örneğinden ha­ reketle, Hazar kralı ile bir Hıristiyan, bir Müslüman, bir Yahudi din alimi ve Aristocu bir filozof arasında cereyan eden kurgusal bir münazara tarzın­ da kaleme aldığı meşhur eseri Sefer ha-Kuzari'de (orijinal ismiyle Kitabu'l­ hücce), İsrailoğulları'nın Sina'da toplu olarak yaşadıkları "eşsiz" dini tecrü­ beye dayanan Yahudi dininin, diğer iki monoteist dine üstünlüğünü savun­ muştur. Halevi'den bir asır önce İspanyada yaşamış bir diğer önemli Yahudi düşünürü ve şairi olan İbn Gabirol'un (İbn Cebirol, ö. 1058) felsefi şiirleri Sefarad Yahudiler tarafından düzenli ibadeti oluşturan duaların bir parçası olarak asırlarca okunmuş; Arapça yazdığı ve Yeni Eflatuncu düŞüncenin et­ kisini taşıyan meşhur felsefi eseri ise (Mekor Hayim) daha sonra Fons Vitae (Hayatın
Alıntı
Abbasi yönetimindeki Bağdat'ta yaşayan ve Mu'tezile kelamından bü­ yük ölçüde etkilendiği bilinen Saadya Gaon (Sa'id b. Yusuf el-Feyyı1mi, ö. 942), kelam yöntemini kullanarak Aristo felsefesi ile Yahudi dinini uzlaş­ tırma ve Yahudi dini prensiplerini kutsal metinden hareketle ve aynı za­ manda akli-felsefi argümanlar ışığında açıklama iddiasıyla, meşhur eseri Kitabü'l-emanat ve'l-i'tikadat'ı kaleme almıştır. Orijinal dili Arapça olup daha sonra1branice'ye (Sefer ha-Emunot ve ha-De'ot) çevrilen bu eserde Saadya ayrıca, Karailer başta olmak üzere, şüpheci ve inançsız olarak ni­ telendirdiği grupların tezlerine karşı dini hakikati ortaya koymayı hedef­ lemiştir. Aynı zamanda Tevrat'ı Arapça'ya çevirmiş,47 Mişna üzerine ferdi yorum geleneğini başlatmış ve İbranice gramer kitabı yazmıştır. Saadya'dan iki asır sonra Endülüs İspanyası'nın en önemli ilim merkezi Kurtuba'da do­ ğan, fakat Muvahhidun rejiminin baskıcı politikası karşısında kaçıp Fatımi yönetimindeki Mısır'a yerleşen Musa b. Meymun ise (Rambam/Maimoni­ des, ö. 1204) Mişna üzerine yaptığı ve İslam fıkıh usulü geleneğinin et­ kisini taşıyan tefsirinin (Kitabü's-sirac)
Alıntı
Bizans ve Avrupa Yahudileri:
Yahudilerin aynı dönemde Hıristiyan Roma (Bizans) ve Avrupa yönetimlerinde yaşadıkları tecrübe ve Hıristi­ yanlarla ilişkileri söz konusu olduğunda, Yahudi-Müslüman münasebeti­ ne göre daha çalkantılı ve gerilimli bir süreçten bahsetmek gerekmektedir. Yahudi kutsal kitap literatürü (Eski Ahit) ile seçilmişlik, Mesih ve kurtu­ luş doktrinlerine ortak olan Hıristiyanlık tüm bu unsurları kendi teolojisi (Yeni Ahit) içerisinde .farklı ve yeni bir tarzda yorumlamış, buna paralel olarak Yahudi-Hıristiyan polemiğinin öncüsü olan Kilise Babaları tarafın­ dan İsa Mesih'in ölümünden sorumlu tutulan Yahudiler "Tanrı'nın seçilmiş kavmi" konumundan "Tanrı'nın katili" (deicide) konumuna getirilmiş ve Hıristiyanlara düşmanlıkta bulunmakla suçlanmışlardır.48 Bu teolojik arka · plana ilaveten Kudüs başta olmak üzere Yahudilerin kutsal addettiği top­ rakların Hıristiyan Romanın yönetimine girmesi ve Hıristiyanlaştırılması, Orta Çağ boyunca sürecek olan Yahudi-Hıristiyan gerilimini tetiklemiştir. İlk dört asırlık Patristik dönemde ve sonrasında Sefer Toledot Yeşu ve Sefer Zerubavel gibi eserlerin yanı sıra, Midraş literatüründe, sinagog ibadeti sı­ rasında okunmak üzere yazılmış şiirlerde (piyutim) ve dünyanın sonuyla alakalı (apokaliptik) manzum eserlerde Hıristiyanların Yahudilere yönelik suçlama ve karşıt düşüncelerine verilmiş cevaplar ve Hıristiyan inancına yönelik eleştiriler yer almaktadır.49 Yine Haçlı Seferleri sonrasında ve Sko­ lastik dönem boyunca, özellikle Fransa ve İspanyada, Hıristiyan ve Yahudi din adamlarının yazdıkları reddiyeler ve karşıt ifadelerin yer aldığı eserler Hıristiyan-Yahudi ilişkilerindeki gerilimi gösteren örnekler olarak zikredi­ lebilir.50 Roma İmparatoru Konstantin'in Hıristiyanlığa imtiyaz tanımasıyla baş­ layan (312) Hıristiyan Roma döneminde
1000Kitap
Reklam