Yavuz Tellioğlu

Birinci Tablet
Birinci Tablet 1 . Henüz yukarının adı gökyüzü değil iken, 2. Aşağıya yeryüzü denmez iken, 3. Apsu vardı. [Tanrıların] ileri geleni, babasıydı o. 4. Ve onların hepsini doğuran Tanrıça Tiiimat vardı. 5. Ve [Apsu ile Tiii.mat] sularını birbirine karıştırdılar. 6. Henüz [tanrılar için] bir gipiiru-evi1 bile yapılmamıştı, kamış-evler kurulmamıştı. 7. Tanrıların hiçbiri ortada yok iken, 8. Esamileri okunmuyor iken, kaderler yazılmamış iken, 9. Suların içinde tanrılar yaratıldı. 1 0. Tanrı LaQmu ve Tanrıça LaQamu göründü, [onlar] adlarıyla çağrıldılar. 1 1. Büyüdüler, boylu poslu oldular. 12. An5ar ve Ki5ar yaratıldı, onlardan [tanrılardan] daha üstün oldular. 13. Günü güne eklediler, yılı yıla eklediler, 14. [An5ar ve Ki5ar'ın] oğlu Anu, ana babasıyla aynı ya- ratılmıştı, 15. An5ar, oğlu Anu'yu kendisiyle eşit kıldı. 16. Ve Anu kendi suretinde yarattı Nudimrnud'u,2 17. Nudimmud, babasından ve dedesinden üstündü, 18. Zekiydi, bilgeydi, çok güçlüydü, 1 9. Dedesi Ansar'dan çok daha güçlüydü, 20. Tanrı kardeşleri arasında benzeri yoktu, Gipa.ru: 1 . Tapınak evi. 2. Otlak alan. Destanda tanrıların yaptıkları evlere verilen bir ad (Birinci Tablet, 77). Nudimmud: Ea'nın diğer adı. 3 21. Bir araya geldi kardeş tanrılar,
1000Kitap
Reklam
Yer Adlan ve Kozmik Bölgeler
Yer Adlan ve Kozmik Bölgeler Andurunna: Bir Babil ilahisine göre evren ilk yaratıldığında Anu'nun yaşadığı yerdir. Evren yeniden yaratıldıktan sonra Andurunna'nın nerede olduğu belirtilmiyor. Tiamat'ın bu bölgede veya ona yakın bir yerde olduğu anlaşılıyor (Birinci Tablet 23-24). Apsu: 1. Yer altı tatlı suları. 2. Yer altı tatlı suları dünyasının adı. 3. Ea'nın sarayının adı. Apslı'nun Karşısı: Yeryüzüne ve gökyüzüne verilen bir ad. Asratu: Gökyüzünün bir adı veya göklerde bir bölge. Babil: Marduk'un kenti. Dicle: Tıamat'ın gözlerinden akan iki nehirden birisi, diğeri Fırat. Duku: Evrenin merkezindeki dağ. Durma: Evreni bir arada tutan büyük bağ. Elatu: Yıldızlar, ay ve güneşi içeren, gökyüzüyle yeryüzü ara- sındaki göksel boşluk. Esagil: Marduk'un Babil'deki tapınağı. ESarra: 1 . Gökyüzüyle yeryüzü arası 2. Marduk'un sarayı. ESgalla: 1 . Yer altı sularında bulunan büyük saray. 2. Yer altı suları dünyasının adı. (Bu destanda yer altı dünyası geçmemektedir.) Fırat: Tiamat'ın gözlerinden akan nehir, diğeri Dicle. Neberu: l.Yıldız adı. 2. Marduk'un konak yeri. Samlı/Sama.mu: En üst gökyüzü, uzay katmanı. Ubsu'ukinna: Tanrıların meclisine verilen bir ad. Xlll T ann, T annça ve Doğaüstü Varlıklar Addu: 1 . Marduk'ın 47'nci adı. 2. Fırtına Tanrısı. Agaku: Marduk'un 1 6'ncı adı.
1000Kitap
Anunnaki'ler orada toplanmıştı. Dudakları yumuluydu,
Destan, ilk tanrısal anababa Apsu ile Ti'amat ve ogullan Mummu'dan başka hiçbir şeyin bulunmadıgı zamanlara kısa bir deginmeyle başlar. Apsu öncel çagın tatlı su okyanusu, Ti'amat da tuzlu su okyanusuydu; · Mummu ise olasılıkla, iki su kütlesinden yükselip üzerlerinde dalgalanan buguyu veya sisi temsil ediyordu; Enuma e/iş 13 özellikle VII. tablet: 86'da bulutlarla doğrudan ilişkilendirilmiş olması bunu göstermektedir. Bu üç tür su biri- birine karışarak, daha sonra evrenin yapısında kullanılacak bütün öğeleri içeren uçsuz bucaksız ve belirlenmemiş bir kütle oluşturdular. Henüz ne yer ne de gök vardı, bir sazlık bataklık bile görünmüyordu. Bir zaman sonra Apsü ile Ti'amat bir erkek ve kız kardeş çifti olan Labmu ile Labamu'yu dünyaya getirdiler. Bu ikisi büyü- mekteyken bir başka erkek ve kız kardeş çifti daha doğdu: Anşar ve Kişar; bunlar boyca öteki çocukları geçtiler. Bu iki tanrısal çiftin aslında ne oldukları henüz tahmin ve spekülasyon konusudur. Yıllar sonra Anşar'la Kişar'ın bir oğulları oldu. Olasılıkla babası Anşar'a çok benzeyişine atfen, ona Anu adını verdiler. Anu gök tanrısıydı; o da kendi benzeri Nudimmud'u dünyaya getirdi. Enki ve Ea adlarıyla da bilinen Nudimmud olağanüstü güç ve bilgelik sahibiy- di; yeraltındaki tatlı suların ve sihirbazlığın tanrısı, aynı zamanda Mezopotamya tanrılarının da en akıllısı ve bil- gesi oldu. Üyesi olduğu tanrılar topluluğunun içinde rakibi yoktu; hatta sahip olduğu üstünlükler nedeniyle kendi atalarının bile "üstadı", efendisi sayılıyordu. Genç tanrılar, yaşam ve canlılık dolu olduklarından, doğal olarak neşeli ve gürültülü toplantılardan hoşlanıyorlardı. Fakat bu eğlenceler yaşlı, aylak ve rabatiarına düşkün ana-babalarının ve büyük ataları Apsü ile Ti'amat'ın ciddi biçimde keyiflerini kaçırıyordu. Rahatsız edici
1000Kitap
BAZI İNSANLARA LAF ANLATILAMAZ ..
"Arılar, sineklere balın boktan daha iyi olduğunu açıklamaya çalışmakla vakit kaybetmezler"
Alıntı
Reklam