Yavuz Tellioğlu

Homeros'a atfedilen iki destanın, Ilias ve Odysseia'nın şairane sedasına Yunancada epos adı verilir. Batı dillerinden sonra Türkçede de dilimize pelesenk olan "epik" ibaresinin kaynağı bu kelimedir. Epos en yalın anlamıyla "söylenmiş olan" anlamına gelir. Emile Boisacq epos'un izlerini Latince "ses" anlamındaki vox sözcüğüne de kök veren Sanskritçe vakah-'a ya da vak-'a kadar sürer.20 Epos sesletilme sonrasındaki "söz"dür. Homeros'ta epos "dişlerin hisarından kaçan" [phygen herkos odontön] şeydir.21 Şiirli olan, şairin ağzından, dilin ucuna gelen her şey dışarı çıkmasın diye bir hisar gibi dili çevreleyen dişlerin arasından kaçar. Kaçan bu sesin anlattığı şeye ise mythos denir. Ancak mythos yalnızca sıradan bir hikaye, öylesine uydurulmuş bir eğlencelik değildir.
1000Kitap
Reklam
Hatta Aristoteles de soğukkanlı bir tonda, "Homeros, bilhassa da diğer şairlere icap ettiği gibi yalan söylemeyi öğretmiş oldu," demekten çekinmiyordu.12 Dolayısıyla bu tevatür zenginliği tam da Homeros'un sunduğu o arzu edilen coşkunun, destansı mısralarının kendine has azametinin bir sonucuydu. Bu azametin ana unsurlarının başında da şairane "yalan" (pseudos) geliyordu. Nitekim bu şairane "yalan"ın mirasçısı olduğunu Hesiodos daha eserinin başında Mousalar'a söylettiği bir beyitle dile getiriyordu: biliriz biz söylemesini sahiciye benzeyen pek çok vehmi, ancak biliriz istediğimizde de hakiki şeyleri dile getirmeyi. idmen pseudea polla legein etymoisin homoia, idmen d' eut' ethelömen alethea gerysasthai,
1000Kitap
Kataloglar ve Soykütük Poetikası
Homeros'ta -tıpkı Hesiodos'ta da olduğu gibi- mythos'un aktarımı, bir soykütük biçimine ve üslubuna dayandırılır. Bu düşünme biçimi sadece tanrıların ya da kahramanların soy hatlarını değil,aynı zamanda genel bir şairane üretim biçimi olarak şeylerin ortaya çıkış sırasını gözeten fikri bir gidişatı ve sıradüzenini de kasteder. Zira Homeros'un Mousalar'a seslenişi, bizzat dile getirdiği hikayenin kendisinin de soykütüğünü ortaya koyar. Homeros'ta toplumun birikimiyle oluşan dökümler ve listeler bu soykütüğün izhar edilmesinde başlıca rolü oynar. "Katalog" (katalogos) adı verilen bu sözlü gelenek yordamı, yer isimlerini, şahıs isimlerini ya da kimi eşya adlarını listelemede kullanılabilir. Bunların bazıları, Nereuskızları'nı listeleyen katalogda olduğu gibi, hemen hemen hiçbir açıklama yapmadan sadece şahısların isimlerini sıralar. Özellikle ortak hareket eden kimi kahramanların katalogları, böyle kısıtlı bilgi veren listelere benzer biçimdedir.67 Ancak kataloglar aynı zamanda anlatının gidişatını belirleyen ve şekillendiren bir biçim de kazanabilirler. Homeros'ta böyle bir işleve sahip en önemli kısım Gemiler Kataloğu adıyla bilinen nispeten uzun pasajdır. 68 Hikayenin şekillenmesinde önemli rol oynayan diğer kısımlar arasında Gemiler Kataloğu'nu takiben savaşın karşı safını tasvir eden Troialılar Kataloğu69 ve Patroklos'un Cenaze Oyunlan'ndaki at arabası müsabakasının müsabıklarının tanıtıldığı mısralar70 ile Zeus'un komik bir üslupla kendi sevgililerinden bahsettiği kısa pasaj71 sayılabilir.
1000Kitap

Yavuz Tellioğlu

, bir kitabı okumaya başladı
Alessandro Baricco
8.5/10 · 202 okunma
Homeros
Antik Yunan ve Batı edebiyatının temel taşlarından Ilias ve Odysseia destanlarının şairi olduğu varsayılan kişidir. MÖ 9.-8. yüzyılları arasında doğduğu varsayılır. Doğum yeri kesin olarak bilinmemektedir. Homeros'un Khios (Sakız) veya los (Aniye) Adası'nda, Kyme'de ya da Smyma'da (İzmir) doğduğuna dair değiniler bulunur. Ilias ve Odysseia'nın mısraları arasından birinci tekil şahısta seslenerek bizatihi sesini duyursa da, şair kendi hayatına dair hiçbir ayrıntıyı paylaşmaz. Homeros adını zikreden ilk mısralar MÖ 7. yüzyılın ortalarında Kallinos'a aittir. Geleneğin bir kısmı kör olduğunu ifade etse de bu bilgi güvenilir kaynaklara dayanmaz. MÖ 3. yüzyıldan itibaren Homeros'un kimliği tartışma konusu edilmeye başlanmış, yaşamıyla ilgili bilgilerin kısıtlılılığı ve erken döneme ait vesikaların yetersizliği yüzünden kimliği üzerindeki sır perdesi halen aralanamamıştır. Okurlarına geleneğin değerlerini kavrama imkanı sunmasının yanı sıra, yeni bir yaşama biçimi kurmaya rehberlik eden hikayeler de anlatması sebebiyle destanları tarih boyunca birer başucu kitabı sayılmıştır. Antikçağ'da bir tür kutsal kitap muamelesi gören Homeros destanları Büyük İskender gibi meşhur fatihlerin dünyayı; Vergilius, Dante, Shakespeare, Joyce, Marquez, Yaşar Kemal gibi sayısız yazarın da harikulade eserleriyle kalpleri fethetmelerinde ilham kaynağı olmuştur.
1000Kitap
Reklam