avuçlarında biriken ter o gözyaşından içten
bir damlası inancına düşen bir damlası yorgunluğuna
umarsızlık değilse bunalmış ve bitkin
düşlerin gerçeğe dönüşme telaşındandır.
evlerde bıçak yarası bir ayrılık
çatılardan camlara akıp duran kırmızı
her şeyin dokunması insana bu içli saatlerde
zamanın aldıkları geri dönmediğindendir.
Şükrü Erbaş