Mustafa Kemal, amacına ulaşıp Türkiye'nin ilk cumhurbaşkanı olduğunda 42 yaşındaydı. Fakat elindeki güce karşı meydan okuma henüz ortadan kalkmamıştı. Mustafa Kemal şahsi güç kazanmak için çabalıyordu ama güç sahibi olmak, kendi başına bir amaç değildi. Ülkeyi yeniden yapılandırmak, Fransa ve diğer başlıca Batı devletleri gibi uygar kılabilmek için bir araçtı. Bunu yalnızca kendisinin başarabileceğine inanmıştı; kendisi için iyi olan her şey, ülkesi için de iyi olacak demekti. En uygun zamanı beklemesini bilen, usta bir taktikçiydi. Zamanı gelince de hiç gecikmezdi. Deneyimli bir eylem adamı, dünya görüşü olan bir gerçekçiydi. Halkının uygar bir devlet yaratma ve sürdürme gizilgücüne sahip olduğundan emindi. Gerçi nüfusun büyük çoğunluğu hâlâ cehalet yükünü taşıyordu, ama eğitilebileceğinden emindi ve eğitecek kişi de kendisiydi.