Harabeye dönmüş doğu bölgelerini gezerken Lâtife hep yanındaydı. Öteki görevlilerin eşleri Samsun'dan gemiyle geri döndükleri halde, o Mustafa Kemal'le birlikte gitmek için ısrar etmişti. Aslında talihsiz bir karar vermişti, kocasının dostlarını kıskanıyordu. Erzurum'a giderlerken Tokat'ta, Lâtife onu birlikte olduğu neşeli gruptan ayırıp yatmaya götürmek için ısrar edince, herkesin önünde kavga ettiler. Erzurum'da verilen bir yemekte de kocasını, yöre komutanının güzel karısına fazla yakınlık göstermekle suçlayınca yine kavga çıktı. Ertesi gün, Mustafa Kemal yaveri Salih'le (Bozok) birlikte karısını arabayla Ankara'ya gönderdi ve Salih'e İsmet Paşa'ya iletilmek üzere mühürlü bir mektup verdi.
****
Latife Hanım Ankara'ya tekaddüm ederek (bizden önce) geliyor. Birlikte gezimizin sürmesini uygun görmedik. Çünkü 2 senelik tecrübe, beraber yaşamak mümkün olamayacağına kanaat hasıl ettirdi. Kararımdan kendisini haberdar ettim. Çok meyus ve mahzundur. Zât-ı âlinizin ve belki Fevzi Paşa Hazretlerinin barışmamız için delaletinizi rica edecektir. Kararım kesindir. Yalnız, gerek kendisinin, gerek ailesinin şeref ve haysiyetini rencide etmek istemiyorum. Kendisine ve ailesine hürmetimi ve hakiki dostluğumu muhafaza edeceğim. Ayrılmamızın biçimini Ankara'da kararlaştırırız. Sükûnetle İzmir'e gitmeye muvafakatini temin lazımdır.
*****
Salih (Bozok) yola çıkmadan önce Mustafa Kemal'in yakın arkadaşı Kılıç Ali'den, fikrini değiştirdiği takdirde bunu şifreli olarak kendisine bildirmesini istedi. Eğer fikrini değiştirirse Kılıç Ali "Sağlığı yerinde," diye bir telgraf çekecek, yoksa "Hastalığı devam ediyor" mesajını gönderecekti. Lâtife, ilk durak olan Erzincan'dan Mustafa Kemal'e yakarı dolu bir mektup yazdı. Araba Kayseri'ye varınca Salih'e (Bozok) Mustafa Kemal'in yolculuğu