Mustafa Kemal, halk için yaptığı yorucu çalışmaların yorgunluğunu dostlarının yanında atmaya çabalıyordu. Örnek çiftlikte çalışmak, içkisini biraz olsun azaltmasını sağlamıştı, ama karısından daha fazla ayrı kalmasına yol açıyor ve Lâtife'nin öfkesi giderek artıyordu. İki yıl önce bir İstanbul gazetesi onun milletvekili seçilmesini önerdiğinde, Mustafa Kemal kesinlikle karşı koymuştuama yakın bir gelecekte kadınların politikaya atılmalarını sağlayacak yasayı çıkaracaktı. Lâtife ise halkın karşısında kocasının yanında bir süs olarak dolaşmaktan ve evde, onun son yoldaşı olmaktan sıkılıyordu. Bir akşam konukların yanında üniversite eğitimini tamamlayamadığı için şikâyet etti. “Öyleyse hanımefendi," diye atıldı Mustafa Kemal, “serbestsiniz, yarım kalan okumanızı sürdürebilirsiniz.” Kendisi, elindeki kitap ilgisini çektiği takdirde bütün geceyi okuyarak geçirebilirdi. Lâtifeʼnin, çalışma odasının kapalı kapısı önünde casus gibi dolaştığı, kıskançlık ve hayal kırıklığından dolayı dostlarını ondan uzak tutmaya çalıştığı ve hatta arkadaşlarının eşleriyle kavga ettiği söylentileri yayılmaya başladı.
Bir gece, Mustafa Kemal köşke geç saatte döndü ve kapının önündeki nöbetçilerle sohbet etmeye başladı. Lâtife balkona çıkıp "Kemal! Gel artık buraya. mahalle arkadaşların yetmiyormuş gibi şimdi de köşkün nöbetçileriyle mi ahbaplık ediyorsun?" diye bağırınca sohbet yarıda kesildi.
***Belki bu öykü sonradan uydurulmuştur ama Cumhurbaşkanlığı Köşkünü saran en güçlü duygunun karşılıklı öfke olduğu kesindi.
**Çocukları çok seven Mustafa Kemal, kendi çocuğunun olmasını çok istediğini
daha sonraları söyleyecekti. Ama evlilik çocuksuzdu.**
Sayfa 499 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Mustafa Kemal havacılığın askeri ve ticari potansiyeline hayrandı. Daha sonraları İstikbal göklerdedir, diyecekti. Türk Hava Kurumu, pilot yetiştirmek ve küçük uçaklar yapmak amacıyla 16 Şubat 1925'te kuruldu. Mustafa Kemal çocukluk arkadaşı Fuat'ı (Bulca) kurumun başına getirdi. Kurban derilerini bu kurum toplayacak, yetkili kuruluşlara verilecek dilekçelerde, el ilanlarında ve afişlerde kurumun pulları bulunacak ve Milli Piyango [Tayyare Piyangosu] yine bu kurumun elinde olacaktı .
***Türk Hava Kurumu, Atatürk'ün cumhuriyetinde her yerde kendine yardımın ve çağdaşlaşmanın simgesi olarak ortaya çıktı.
Sayfa 497 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Diğer bazı kentlerde olduğu gibi Konya'da da Mustafa Kemal'e bir ev armağan edildi. Öğle yemeği için düzenlenen partide kadınlar her zamankinden farklı olarak peçelerini açmışlardı. Yeni atanan 2. Ordu Müfettişi Fahrettin'in (Altay) belirttiği gibi "Henüz çekingenlik ve utancı üzerlerinden atamamışlardı." Yemekten sonra Mustafa Kemal, arkadaşlarıyla yakındaki bir otele kadar yürüyüşe çıktı. Tam kahvelerini içmek için otururlarken habersizce Lâtife geldi. "Kemal buraya geldiğini haber aldım."dedi. " Evde, çay hazırlatmıştım." Seni almaya geldim. Kendisine 'Kemal' diye hitap edilmesinden nefret eden Mustafa Kemal, öfkeyle ayağa fırladı. Lâtife'nin bir içki sohbetini engellemeye çalıştığı belliydi. "Kültürü çok yüksek, ve çok nazik bir hanımefendinin, Atatürk gibi bir insanın böyle bir davranıştan nasıl üzüntü duyacağıni düşünememiş olmasına hakikaten hayret olunur."** diye yazacaktı Fahrettin Paşa, anılarında...
Sayfa 487 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu