Seda Zerentürk

Seda Zerentürk
Bir ses: Her şeydir kitap.diyor. *** "En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır." Mustafa Kemal Atatürk ***
Öğretmen ( TDE ) - MEB
Lisans
Adana
Adana
469 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Derne'de...
Kampanya boyunca Mustafa Kemal tipik bir dikkatli genç kurmay subay gibi davrandı. Düzenli olarak keşif kolları çıkardı, nöbetlerin aksatılmamasına özen gösterdi, nöbet sırasında disiplinli davranma konusunda ısrar etti, göreve çıkan tüm askerlerin su mataralarının dolu olduğunu kontrol ettiklerinden emin olmaya çalıştı. Tayınların eşit olarak dağıtılmasını, kaşıkların ve hatta peçetelerin temiz olmasını, subay lokantasındaki garsonların davranışlarını denetlemeyi kendine görev bildi. Yaşamı boyunca düzenli olmaya, bedensel temizliğe ve iyi giyinmeye özen göstermiştir. Bunlar, ulaşmayı seçtiği uygarlığın simgeleriydi. Derne dışındaki kampta konuşmalar hazırladı, eğitim yaptırdı, Osmanlı gazetelerinin buraya ulaşmasına ve herkesin okumasına dikkat etti, tarihsel açıdan çarpışmaların kayıtlarının düzenli tutulmasını istedi. Bu kayıtlarda askerlerin 'hakiki ruh halleri,” parantez içinde eklediği gibi, "yalan olmayacak"bir biçimde belirtilecekti.
Sayfa 137 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Trablusgarp Savaşı- Libya- Derne- Tobruk...
Sağlığının bozulması Mustafa Kemal'in çalışmalarını frenledi. 17 Ocakta Derne dışındaki bir çatışmaya katıldıktan sonra sol gözü mikrop kaptı ve geçici olarak görme yeteneğini yitirdi. Kamp hastanesinde bir ay tedavi edildi ama 4 Martta katıldığı başka bir çatışmadan sonra göz rahatsızlığı tekrarlayınca bir hafta yataktan kalkamadı. 22 Mayıs tarihli mektubunda hâlâ sol gözünü kullanamadığını, doktorların tedavi olması için Mısır'a gitmesini önerdiklerini ama reddettiğini yazıp. “Bu harbin bitmesinden sonra askeri hayata veda ederek istirahat köşesine çekilebilmek ihtiyacı bilmem nasıl sağlanacak?" diye eklemişti.
Sayfa 135 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Tarih
Mustafa Kemal'in 13 Eylül 1911'de İstanbulda iken Selanik'teki arkadaşı Salih'e (Bozok) yazdığı mektupta şikâyetlerini dile getiriyordu, "Başka hiç kimse bir kelime sormadı... Herkes birbirinden korkuyor. Abdülhamit devrinde olduğu gibi! Orduyu, memleketi kurtarmak için çok fedakârane çalışmak lazım... İstanbul muhiti pek mülevves (pis), herkes menfaat-ı zatiyesinden (kişisel çıkarından) başka bir şey düşünmüyor."
Sayfa 125 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Tarih
Jöntürk devriminin yükselen Napolyon'u diye tanımlanan Enver , 1914 yılına gelindiğinde son derece gözü pek bir maceraperestti, yurtiçinde olup bitenleri biliyordu ama uluslararası güç politikası hakkında hiçbir bilgisi yoktu. Enver tümüyle özümleyemediği fikirlerle sarhoş olmuştu. Buna karşılık Mustafa Kemal'in doğup büyüdüğü kentin eğlence dünyasında açıkça sergilediği rakı sevgisi, daha güvenli bir zaaf sayılabilirdi. İçtiği rakıya karşılık Mustafa Kemal mesleğine karşı yaklaşımında son derece ayıktı.
Sayfa 124 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Tarih
Ziya Gökalp'in Atatürk üzerindeki etkisi.
Mustafa Kemal zaman zaman sözlerine herkesten çok kulak verdiği kişi, eğitim gördüğü askeri veteriner okulundan atılmış ve devrimci faaliyetlerinden dolayı kısa bir süre hapis yatmış, Diyarbakır doğumlu bir aydın olan Ziya (Gökalp) idi. Çağdaşlarından birçoğu gibi Gökalp de Fransız yazarlardan esinlenmiş ve en çok sosyolog Emile Durkheim'in (1858-1917) etkisinde kalarak dinin sosyal bütünleşmeyi sağladığı kavramını geliştirmişti. Gökalp dinin her bir ulusal toplumda özgül kalan kültürün kaynağı olduğuna, bilim ve teknoloji demek olan uygarlığın ise evrensel olduğuna inanıyordu. Başlangıçta İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin diğer üyeleri gibi ortak bir Osmanlı vatanseverliğini savunuyordu. Ama kısa bir süre sonra, etnik kökenler yerine ortak kültür ve dile dayalı, Batı kaynaklı bir Türk milliyetçiliğinin en önde gelen ideoloğu oldu. 1909 yılında Selanik'e davet edilen Gökalp, İttihat ve Terakki Cemiyeti Merkez Komitesine üye seçildi. Kristal Gazinosunda hayranlarıyla buluşurdu ve Atatürk'ün yaşamöyküsü yazarlarından Enver Behnan Şapolyo'ya göre, Mustafa Kemal, "Türkiye cumhuriyetine öğreteceği milliyetçilik ve halkçılık prensiplerini..."ondan öğrenmişti.
Sayfa 123 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Tarih
Reklam