1923 yılında İstiklal Savaşı'nı kazandıktan sonra Türk gazetecilerine yaptığı açıklamalarda Mustafa Kemal daha ihtiyatlı davranacaktı. Dünya savaşı konusundaki sorumluluğu sorulunca, şöyle bir yanıt vermişti:
İtiraf ederim ki eski Osmanlı Devletinin Dünya Savaşı'na nasıl bir amaçla ve ne elde etmek için girdiğini, yani savaşa katılmaktan amaçlarının ne olduğunu anlamış değilim. Dolayısıyla siyasi yönünü belirsiz bırakmak isterim. Savaştan büsbütün kaçınmak mümkün müydü? Yahut savaşa katılmayı ertelemek mümkün müydü? Bunlar da düşünmeye değerdir. Savaşa girdikten sonra yönetim açısından yapılan hatalar çoktur. Bir milletin asıl güçleri, kendi hayatını ve varlığını savunmak içindir. Fakat kendi varlığını unutup da, kuvvetini herhangi yabancı bir amaç için kullanmak kesinlikle doğru değildir. Savaşı sevk ve idare edenler, Dünya savaşında kendi varlığımızı unutarak tamamen Almanların esiri olmuşlardır...Bu nedenle savaşı yönetmede sayılamayacak kadar hatalar vardır. Bu hataların tek sorumlusu Enver Paşa'dır. Enver Paşa'dan başka sorumlu aramak gerekirse, milletin kendisidir. Enver Paşa ölmüştür. Onun emri ile hareket eden kumandanları sorumlu tutmak doğru değildir. Sonra siyasi sorumlular da bir şekilde ölmüşlerdir... Bu noktayı bu kadar açıklamakla yetineceğim.]