Seda Zerentürk

Seda Zerentürk
Bir ses: Her şeydir kitap.diyor. *** "En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır." Mustafa Kemal Atatürk ***
Öğretmen ( TDE ) - MEB
Lisans
Adana
Adana
469 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
1923 yılında İstiklal Savaşı'nı kazandıktan sonra Türk gazetecilerine yaptığı açıklamalarda Mustafa Kemal daha ihtiyatlı davranacaktı. Dünya savaşı konusundaki sorumluluğu sorulunca, şöyle bir yanıt vermişti: İtiraf ederim ki eski Osmanlı Devletinin Dünya Savaşı'na nasıl bir amaçla ve ne elde etmek için girdiğini, yani savaşa katılmaktan amaçlarının ne olduğunu anlamış değilim. Dolayısıyla siyasi yönünü belirsiz bırakmak isterim. Savaştan büsbütün kaçınmak mümkün müydü? Yahut savaşa katılmayı ertelemek mümkün müydü? Bunlar da düşünmeye değerdir. Savaşa girdikten sonra yönetim açısından yapılan hatalar çoktur. Bir milletin asıl güçleri, kendi hayatını ve varlığını savunmak içindir. Fakat kendi varlığını unutup da, kuvvetini herhangi yabancı bir amaç için kullanmak kesinlikle doğru değildir. Savaşı sevk ve idare edenler, Dünya savaşında kendi varlığımızı unutarak tamamen Almanların esiri olmuşlardır...Bu nedenle savaşı yönetmede sayılamayacak kadar hatalar vardır. Bu hataların tek sorumlusu Enver Paşa'dır. Enver Paşa'dan başka sorumlu aramak gerekirse, milletin kendisidir. Enver Paşa ölmüştür. Onun emri ile hareket eden kumandanları sorumlu tutmak doğru değildir. Sonra siyasi sorumlular da bir şekilde ölmüşlerdir... Bu noktayı bu kadar açıklamakla yetineceğim.]
Sayfa 171 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Tarih
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Mustafa Kemal'in prensipte savaşa karşı olup olmadığını söylemek olanaksızdır. Daha sonra açıkladığı görüşleri, içinde bulunulan zamanın gereklilikleri ile şekillenmişti. 1917 ile 1923 yılları arasında Türklerin ulusal direnişine liderlik yaparken, genel bir savaş suçlaması yapmaktan kaçınmış ve çağrısına olumlu yanıt veren İttihat ve Terakki üyelerinin tümünü suçlamalardan kurtarmaya özen göstermişti. ...
Sayfa 169 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Tarih
Osmanlının savaşa girmesi ve sonrası...
Mustafa Kemal ayrıca, aktif göreve getirilmek için Enver'e başvurduğunu yazmıştı. Ülkesi büyük bir mücadeleye girmeye hazırlanırken eline geçen bilgi kırıntılarını aktarmak için askeri ataşelik görevini sürdürmek arzusunda değildi. Çarpışmalara katılacak bir birliğin komutasını istiyordu. "Ve eğer herhangi bir nedenle memlekete girmekliğime müsaade edilmeyecekse açıkça bana yazmalarını ve ben de ona göre başımın çaresine bakacağımı da ilave ettim."
Sayfa 169 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Tarih
Mustafa Kemal, Sofya'da sabırsızlıkla beklerken, Enver ile Talât'in önderlik ettiği küçük grup, kimseye danışmadan ve sonunu düşünmeden Osmanlı Devletini savaşa soktu. ... Mustafa Kemal'in Bulgarların savaşa girmeye hazır olmadıkları ve bu savaşın çok uzun süreceği konusundaki tahminleri isabetliydi. 17 Eylül'de arkadaşı Tevfik Rüştü'ye (Aras) yazdığı mektupta acele kararlardan kaçınmak gerektiğini söyledi. Osmanlı Devletinin savaşa katılmayı geciktirmekle kaçıracağı bir fırsat yoktu.
Sayfa 168 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Tarih
Enver ve Alman hayranlığı.
Enver genel olarak Alman yanlısı olarak tanımlanırdı ama aslında öteki cemiyet üyeleri gibi o da öncelikle bir Osmanlı vatanseveriydi Yine de Alman ordusunun, Üçlü Anlaşmaya (Entente) taraf olan ülkelerin ordularından daha üstün olduğuna inanıyordu.
Sayfa 164 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Tarih