Seda Zerentürk

Seda Zerentürk
Bir ses: Her şeydir kitap.diyor. *** "En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır." Mustafa Kemal Atatürk ***
Öğretmen ( TDE ) - MEB
Lisans
Adana
Adana
469 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Conkbayırı'na karşı saldırıyı Mustafa Kemal bizzat yönetmişti. Daha sonraları, "Bütün insanlar, bütün yaratıklar yorgunluğa kapılır. Ama insanların dinlenmeden devam etmelerini sağlayan bir beyin gücü vardır,"diyecekti. Askerlerine saldırı emrini kamçısını kaldırarak vereceğini söylediğini de anımsıyordu. İşareti verince, Türk askerleri süngüleri takılı olarak tepeye tırmanmışlardı. Çarpışma sırasında bir şarapnel parçası Mustafa Kemal'in göğsüne çarpınca parçalanan saati, yaralanmasını önlemişti. Sonradan bu saati Liman von Sanders'e hatıra olarak verecek ve karşılığında Alman mareşalin aile armasını taşıyan saatini alacaktı.
Sayfa 187 - Remzi Kitabevi- ikinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Tarih
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Liman von Sanders, Mustafa Kemal'den kısaca söz etti: ( Alman) İlk askeri başarılarını Trablusgarp'da kazanmış olan Mustafa Kemal, görev ve sorumluluk yüklenmekten kaçınmayan bir komutandı. 25 Nisanda kendi inisiyatifini kullanarak 19. Tümeniyle çarpışmalara katıldı ve düşmanı sahile geri püskürtmeyi başardı. Sonra üç ay boyunca sürekli şiddetli saldırılara alt edilmez bir direnişle karşı koydu. Böylece onun enerjisine ve kararlılığına tümüyle güvenmeye başladım.
Sayfa 186 - Remzi Kitabevi- ikinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Tarih
Mehmetçik ...
Gelibolu yarımadasının güney ucundaki Seddülbahir'de, Mehmet adlı bir çavuş, tüfeği kilitlenince elindeki taşla bir İngiliz denizcisine saldırarak ülke çapında ün kazandı. Mustafa Kemal bu olayın yayınlanmasına yardımcı olarak günümüze dek Türk askerleri için kullanılan ‘Mehmetçik' adının doğmasını sağladı.
Sayfa 177 - Remzi Kitabevi- ikinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Tarih
Mustafa Kemal hiçbir zaman Enver'den etkilenmemişti. Yaşamöyküsü yazarı Hikmet Bayur, bu konudaki görüşlerini şöyle yansıtıyor: Enver işin ayrıntılarına inmezdi. Karar ve planlarının nasıl uygulanacağı ona göre yalnızca ayrıntıydı. Genelinde askeri konularda cahil sayılırdı, çünkü ordu içinde önce bir taburun, sonra bir alayın komutanlığını yaparak adım adım ilerlememişti. Makedonya ve Libya'da haydutlar ve aşiretlerle birlikte savaşmış ve sırtını siyasilere dayayarak zirveye çıkmıştı. 1913'te Edirne'ye doğru yürümesi aktif bir komutanlık sayılmazdı, çünkü Sırplar, Yunanlılar ve Romenler tarafından yenilgiye uğratıldıktan sonra Bulgar ordusunun varolduğu söylenemezdi. Sonuç olarak bir tümene ya da bir kolorduya emir verirken uygulanması için neler yapılması gerektiğini düşünmediğinden, sanki bir çavuşa kırk elli askeri toplayıp bir tepeyi ele geçirmesi emrini veriyormuş gibi davranırdı. Sarıkamış'taki felaket bu yaklaşımın sonucuydu."
Sayfa 175 - Remzi Kitabevi- ikinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Alıntı
Enver- Sarıkamış faciası...
Yaşlı Sultan V. Mehmet'in resmen Başkomutan Vekili yapılan Enver, artık hem Başkomutan hem Harbiye Nazırı hem de Genelkurmay Baskanıydı. Bu görevlerle yetinmeyerek 3. Ordunun komutasını da eline aldı ve Ruslara karşı bir kuşatma harekâtına girişti. 18 Aralıkta yoğun bir kar fırtınası altında 80 bin Osmanlı askeri saldırıya geçti. Askerlere küçük sınır kasabası Sarıkamış'taki Rus birliğini kuşatma emri verilmişti. Bunu başarabilmek için 3 bin metre yüksekliğindeki sıradağları, eksi 26 derecelik soğukta geçmek zorundaydılar. Sıradağların adı olan Allahüekber, Müslüman savaşçıların geleneksel savaş çığlıklarını çağrıştırıyordu. Askerlerin cesareti felaketi önlemeye yetmedi. Kötü hazırlanmış, giyimleri ve beslenmeleri yetersiz askerlerin binlercesi soğuktan donarak öldü. :( Hayatta kalanlarını Ruslar Sarıkamış çevresinde imha ettiler. 80 bin askerden yalnızca 10 bin kadarı Osmanlı topraklarına geri dönebildi ve onlar da tifüs salgınında yaşamlarını yitirdiler. 8 Ocakta Enver Paşa, artık yalnızca varlığını isim olarak sürdüren 3. Ordunun komutasını arkadaşı Hafız Hakkı Paşa'ya bırakarak İstanbul'a dönmeye karar verdi. Kısa bir süre sonra Hafız Hakkı Paşa da tifüse yakalanıp ölünce, Enver bu görevi savaşın başında İstanbul'daki 1. Ordunun Komutanlığına atanmış olan Liman von Sanders'e önerdi. Liman von Sanders reddetti.
Sayfa 174 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Alıntı