Çok var ki bu topraklar adam yetiştirmiyor.
Hasbelkader yetişmiş olanlara da dünya dar ediliyor. Ve epeyce bir zamandan beri bu topraklarda artık insan da yetişmiyor. Bıçağın kemiğe dayandığı yer burasıdır.
Sayfa 20 - Say Yayınları- Ahmet Aydoğan çevirisi.·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Uzunca bir zamandan beri millet olarak ömrümüz, en iyi haliyle bile ne yaptığını bilmez bir telaş içerisinde mevzi tutmakla veya en fazla, çoktan boşaltılmış metruk kaleleri beyhude yere muhasara etmekle
geçiyor nasılsa.
Sayfa 18 - Say Yayınları- Ahmet Aydoğan çevirisi.·Kitabı okudu
Farkında mısınız ayağımızın altındaki zemin her gün biraz daha kayıyor. Tutunmak için sarıldıklarımız bir bir elimizde kalıyor. Ne yaptık da bu topraklarla bağımızı bu kadar cılız ve eğreti hale getirdik? Nasıl oldu da bin yıldan beri sahibi olduğumuz bu toprakların icarcısı olup çıktık? Fertlerinin birbirine bağlılığı "ordu" gibi bir sözcüğü doğuran bir milletin mensupları ne oldu da kurdun saldırdığı sürüye döndü? Böylesine kuvvetli bağlar bu kadar kısa zamanda nasıl zayıfladı?
Say Yayınları- Sunuş- Ahmet Aydoğan çevirisi ve sunuşun muazzam oluşu.·Kitabı okudu
...özgürlük özle gerçekleşecek bir şeydir. Eğer gerçekten özgürleşmiş olsaydı insan, özü gür olması gerekirdi, şimdiki gibi cılız, mecalsiz, takatsiz, hakikatsiz değil. Bu bağın bu kadar açık görünebilmesinden ötürü Türkçe ile ne kadar övünsek azdır.