Yukarıda , penceredeki beyaz saçlı ihtiyarın mutlu yüzü , sokaktaki bütün o somurtuk ,telaşlı,meşgul insanların tepesinde asılı gibiydi , güzel bir deliliğin beyaz bulutu onu alıp yumuşak bir biçimde bizim o gerçek , iğrenç dünyamızdan yukarılara taşımıştı .
*Ve eski, doğru bir sözü düşünmeden duramamıştım. Sanırım Gothe'nin bir sözüydü:
'Koleksiyoncular mutlu insanlardır.'
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
... Fakat doğa bizi yasalarındaki oranlara öyle bir alıştırmıştı ki,onun tecrübe edilmiş uyumundaki en küçük bir kayma bizi tiksindirir ve korkutur;dolayısıyla değişmez bir haksızlık olarak onu yaratanın her hatası , başarısız olmuş yaratıya karşı içimizde bir garez uyandırır.
** Çünkü vahim bir biçimde bu nefreti ihmalkâr ressamın yerine masum resme yöneltiriz.
Mucize tedavi; adını böyle koymuştu. Fakat ben bunun mucizevi bir yanını göremiyorum. ' Hiç bir şey insanı mutlu olmak kadar iyileştiremez ve bir başka insanı mutlu etmekten daha büyük mutluluk yoktur.'
...' sonsuz bir gökyüzündeki sonsuz sayıda yıldız, Ferdinand için parlıyordu. Başını kaldırıp baktı, inanç ve heyecanla, insan için yeryüzünde kendininkinden başka kanun olmadığını , hiçbir şeyin onun birine ait olmak kadar gerçek anlamda bağlamadığını fark etti.
... Özgürlerdi.
Bazı boş,değersiz saatler vardır ki , kaderi içinde saklar. Bunlar, gittikçe yaklaşan karanlık ve aldırışsız bulutlar gibi yükselip sonra yine kaybolur ama inatçı olmayı sürdürürler. Ve yükselen kara bir duman gibi dağılır , gittikçe uzaklaşır ve genişler; ta ki sonunda donuk ,sıkıntılı grilikleriyle hayatın üzerinde hiç hareketsiz asılı kalana dek.