Zeynel ZALL ✹

Puan vermedi·88 syf.··
2023 11. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2023 13:04
Kitapta güzel olan kısım sadece *yürümek*, ama batıya doğru yürümek güzel değildi. Bir adam neden yürüyüş yaptığı zaman sadece batıya doğru yürüdüğünü ve doğuda kalan kısmı kötüler ki? (Bence geri kalmış bir zihin bunu yapar.) yürümek kısmında yazar adeta doğuya alttan alttan vuruyor da sanki medeniyet denen şey batıda, amerikada doğmuş gibi... İyi bir kalem ve akıcı bir eser olsa da bu tarz ve gereksiz bir şeyden bahsetmesini doğru bulmuyorum. Keşke başladığı gibi doğada yürümekten devam etseydi o zaman daha hoş olurdu. Ben çevirmen olsaydım, bunu çevirmezdim.
YürümekHenry David Thoreau · Can Yayınları · 20204,565 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·344 syf.··
2021 82. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2021 18:43
Küçük Arı konulduğu mülteci kampından yanlışlıkla salıverilir. Bir arkadaşının görevli memuru ikna etmesiyle dışarı salınan dört kızdan biridir Küçük Arı. İngiltere’de tanıdığı tek insanlar olan Sarah ve Andrew O’Rourke’a telefon edip geleceğini bildirmesi her şeyi karıştırır. Bundan birkaç yıl önce Nijerya’ya tatile gelen bu çift, o zamanlar Nijerya’daki petrol şirketlerinin etrafa saçtığı dehşetin farkında değillerdir. Küçük Arı ve ablası köylerini yakıp yıkan, ailelerini öldüren adamlardan kaçarken plajda bu çift ile karşılaşırlar. ‘Kötü Adamlar’ Küçük Arı ve ablası için geldiğinde bu çiftten kendilerini korumaları ve otele götürmeleri için yardım isterler ancak bu bir parmaklarını kesmeleriyle mümkündür. Andrew parmağını kesmez, ancak Sarah bu kızların hayatı için bir parmağını feda eder. Sonuç olarak adamlar iki kızı da plajdan uzağa götürür, Sarah ve Andrew ikisinin de öldüğünü düşünür. Ancak kötü adamlar bedeli ödenen Küçük Arı‘yı serbest bırakırken ablası Nkiruka’yı ölüme mahkum ederler, hem de canice. Küçük Arı İngiltere’ye giden bir gemiye saklanır. Vardıklarında görevlilere teslim edilir. Küçük Arı mülteci kampında zehir gibi bir hayatı böyle yaşamaya başlar. Küçük Arı gerçek adı değildir elbet, ancak kendini gizlemek için bu adı kullanmaya başlar. Yıllar sonra Sarah ve Andrew’u görmeye gittiğinde hiçbir şeyin eskisi gibi kalmadığını görür. Plajda yaşanan olaylar bu çiftin de hayatında önemli yerler edinmiştir. Andrew ruhsal bir bunalıma girmiş, her yerde Küçük Arı’nın yardım isteyen bakışlarını görmeye başlamıştır. Öldüğünü sandığı bu kız ona telefon ettiğinde aklının ona oyunlar oynadığını düşünür, sonucunda intihar eder. Küçük Arı bu eve geldiğinde onu karşılayan Andrew’nun ölümüdür. İngiltere’deki mülteci kampı dışında geçirdiği ilk günler böyle
1000Kitap
Küçük ArıChris Cleave · Pegasus Yayınları · 20116,1bin okunma
10/10
·160 syf.··
2021 65. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2021 19:17
John Fante kimdir? Ki! ben çok geç tanıdım. Keşke daha önce de bilseydim diyorum. *En sevdiğim yazarlar arasında şimdiden büyük bir şerefle yerini aldı. Diğer bütün kitaplarını keyifle okuyacağımdan hiç kuşkum yok.* 8 Nisan 1909 yılında Denver, Colorado'da doğan John Fante, İtalyan asıllı romancı, kısa hikaye yazarı ve senaristtir. Colorado Üniversitesine kayıt yaptıran yazar eğitimini tamamlayamamıştır. 20 yaşında okuldan ayrıldıktan sonra 1978 yılında babasının onları terk etmesinin ardından Kaliforniya'ya bir balık fabrikasında çalışmaya gitmiştir. Kısa bir süre sonra annesini de yanına aldıran John Fante, boş zamanlarında sürekli okuyarak hikayeler yazmaya başlamıştır. 1933 yılında ilk romanı olan Los Angeles Yolunu bitirmiştir. 1938 yılında ilk romanı yayımlanmıştır. Daha sonra Hollywood'a doğru kaymaya başlayan yazar ünlü yönetmenlerle ahbap oldu. Yazın dünyasından yavaş yavaş uzaklaştı ve evlendi. Edebiyat dünyasına Hayat Dolu kitabı ile tekrar döndü ama eski hırçın halini biraz geride bırakmıştı. John Fante, 1955 yılında şeker hastası olduğunu öğrendi ve iki bacağı kesildi, kör oldu. Son romanı olan Bunker Tepesi Düşleri adlı eseri karısına söyledi ve o yazdı. 1982 yılında kitap yayınlandı ve ertesi yıl yazar hayatını kaybetti. Kitap::: Los Angeles’ta bir otelde yaşayan Arturo yirmi yaşında, hala göçmen olmanın ezikliği içerisinde kendisinden utanan genç bir adamdır. Yazar olma hayaliyle yaşayan, bu hayal dışında hiçbir düşüncesi olmayan Arturo, hayatını yokluk içerisinde geçirmektedir. Kirasını ödemekte zorlanması, çoğu zaman meyve harici yiyecek herhangi bir şey alamaması, sütün varlığının hayaliyle bile kendinden geçmesi bize onun nasıl bir sefillik içerisinde olduğuna dair ipuçları vermektedir. Yazmış olduğu “Minik Köpek Güldü” isimli öyküsü bir
1000Kitap
Toza SorJohn Fante · Parantez Yayınları · 20245,9bin okunma
9/10
·180 syf.··
2021 66. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2021 10:01
Yazar kimdir? : Knut Hamsun... 1859 yılı doğumlu Norveçli yazar. Hayatı tam bir mücadele ile geçmiş, açlıkla, sefaletle boğuşmuş ama hiçbir zaman kaleminin, kelimelerinin gücünden ümidini kesmemiş ve edebiyat tarihine altın harflerle adını yazdırmayı başarmıştır. Çobanlık yaparak geçirdiği çocukluğunu, annesinin ve babasının oldukça çekindiği rahip dayısının yanında sekiz yaşında eğitime başladı. Dört beş yıl ancak dayanabildi bu çetin savaşa. Çünkü dayısı oldukça çetin ve acımasızdı. Yine başka bir dayısının sayesinde bir tüccarın yanında tezgahtarlığa başladı. Sonra 17 yaşına kadar çerçicilik işi yaptı. Bu sıralarda ona en büyük faydasını sağladığı şey okuma aşkıydı. Okudukça susayan bir okuma açlığı yaşıyordu. On yedi yaşına geldiğinde okuduğu kitaplardan oldukça fazla şeyler öğrendi. O sıralarda ‘Esrarengiz Adam’ ve ‘Bir Karşılaştırma’ adında iki kitap yazdı ve ailesi hayretler içinde kaldı. Yazmak iyiydi ama ailesi artık bir zanaat öğrenmeli, bir baltaya sap olmasını istiyordu. Gazete ve dergilerde yazılar yazdı. Norveç’in ünlü yazarları ile tanıştı. Şimdi ki Oslo’da (Kristiana) çile dolu günleri oldu. Ki bu anılarından Açlık romanında bahsetti. Bu kadar acı çekmesine rağmen hiçbir zaman inancını kaybetmedi. Açlık romanını yazdığı zaman ilk kısımlarını yayınlaması için Politiken Gazetesi yazı işleri müdürlerinden Edvard Brandes'e götürdü. Brandes bu karşılamayı daha sonra şöyle anlatıyordu: "Ondan daha düşkün bir başka insan pek az görmüşümdür. Düşkünlüğü elbisesinin yırtık pırtık olduğundan değildi. Ya o yüzü!. Çok uzundu müsveddeler. Kendisine geri veriyordum ki, birdenbire kelebek gözlüğü gerisinde gözlerindeki ifadeyi gördüm." (Behçet Necatigil/Göçebe/ önsöz) 10 romanı ve bir hikaye kitabı olan ve 1920 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Knut Hamsun,1952
1000Kitap
AçlıkKnut Hamsun · Akçağ Yayınları · 200635,7bin okunma
10/10
·120 syf.··
2021 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mart 2021 00:16
Kitaptan alıntı1: Dostluğun birçok ve büyük faydası vardır, ancak içlerinden biri diğer hepsinden daha üstündür: Dostluk geleceğe dair bir umut ışığı yakar, ruhun zayıflamasına ve kendini kaybetmesine engel olur. Zira gerçek dostuna bakan, âdeta kendisinin bir benzerine bakar. Kitaptan alıntı 2: Senin kadar sevinecek biri olmasa, iyi günlerinin anlamı olur muydu? Kuşkusuz senden daha fazla üzülen birisi olmasa kötü günlere katlanmak zor olurdu. Sonuçta dostluk dışında arzulanan şeylerin her biri tek bir şeye yarar: Zenginlik harcamaya, güç saygı görmeye, makamlar övülmeye, hazlar sevinç duymaya, sağlıklı olmak acıdan yoksun olmaya ve bedenin işlevlerini yerine getirmesine yarar. ... Cicero dostluğu iyi insanların hak ettiğine inanıyor. Akrabalık ile dostluğu bir araya getirip, arasındaki farkları biz okurlarına sunduktan sonra dostluğun kesinlikle erdem ile alakalı olduğunu ve erdemlik yoksa dostluğunda olmadığını savunup, bunları örnekliyor. Dalkavukluğun, şakşakçılığın yalancı dostluklar olduğunu ve sonunun acıyla bittiğine değiniyor. Paranın, makamın ve mevkiinin kesinlikle en iyi dostlukları bozduğuna birçok kere şahit olduğunu ve dostlarınızı seçerken ihmalkâr davranılmaması gerektiğini sonuna kadar savunuyor. Sizin için her şeyi yapabilecek dostlarınız muhakkak vardır. Yaptığımız yanlışların en başında yanlış kişilere dost dediğimizden başımıza geldiğidir. Dost dostu suça teşkil etmez. Bu dost değil suç ortağıdır. Bu ayrımları iyi bilmek ise erdem gerektirir ve yukarıda söylediğimiz gibi erdem yoksa dostluk yoktur. Eserde Cicero bize dostluğun nasıl olması gerektiği ve gereksinimlerini, aynı zamanda da dostluk diye tabir ettiğimiz durumun aslında dostluk değil de dostluk payesi altına saklanmış başka ihtiyaç, şehvet, hırs gibi durumlar olduğunu
1000Kitap
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,395 okunma