Kitaptan alıntı1: Dostluğun birçok ve büyük faydası vardır, ancak içlerinden biri diğer hepsinden daha üstündür: Dostluk geleceğe dair bir umut ışığı yakar, ruhun zayıflamasına ve kendini kaybetmesine engel olur. Zira gerçek dostuna bakan, âdeta kendisinin bir benzerine bakar.
Kitaptan alıntı 2: Senin kadar sevinecek biri olmasa, iyi günlerinin anlamı olur muydu? Kuşkusuz senden daha fazla üzülen birisi olmasa kötü günlere katlanmak zor olurdu. Sonuçta dostluk dışında arzulanan şeylerin her biri tek bir şeye yarar: Zenginlik harcamaya, güç saygı görmeye, makamlar övülmeye, hazlar sevinç duymaya, sağlıklı olmak acıdan yoksun olmaya ve bedenin işlevlerini yerine getirmesine yarar.
...
Cicero dostluğu iyi insanların hak ettiğine inanıyor. Akrabalık ile dostluğu bir araya getirip, arasındaki farkları biz okurlarına sunduktan sonra dostluğun kesinlikle erdem ile alakalı olduğunu ve erdemlik yoksa dostluğunda olmadığını savunup, bunları örnekliyor. Dalkavukluğun, şakşakçılığın yalancı dostluklar olduğunu ve sonunun acıyla bittiğine değiniyor. Paranın, makamın ve mevkiinin kesinlikle en iyi dostlukları bozduğuna birçok kere şahit olduğunu ve dostlarınızı seçerken ihmalkâr davranılmaması gerektiğini sonuna kadar savunuyor.
Sizin için her şeyi yapabilecek dostlarınız muhakkak vardır. Yaptığımız yanlışların en başında yanlış kişilere dost dediğimizden başımıza geldiğidir. Dost dostu suça teşkil etmez. Bu dost değil suç ortağıdır. Bu ayrımları iyi bilmek ise erdem gerektirir ve yukarıda söylediğimiz gibi erdem yoksa dostluk yoktur.
Eserde Cicero bize dostluğun nasıl olması gerektiği ve gereksinimlerini, aynı zamanda da dostluk diye tabir ettiğimiz durumun aslında dostluk değil de dostluk payesi altına saklanmış başka ihtiyaç, şehvet, hırs gibi durumlar olduğunu