Bir anlık dostları, uçucu gençliğin;
Ve sizler, günahlarımın sırdaşları
Kendimi aşksız feda ettiklerim,
Huzurumu çalan, ünümü, ruhumu, özgürlüğümü,
Unuttum sizleri de gizli ve
Sadakatsız dostları altın ilkbaharımın...
Fakat iyileşmedi yine de
Kalbim eski yaralardan, aşkın derin yarasından...
Hışırda, çırpın, uysal yelkenim
Dalgalan, karanlık okyanus, dalgalan...
Söndü günün yıldızı;
Indi mavi denize kara bir duman
Hışırda, çırpın, uysal yelken
Dalgalan, karanlık okyanus, dalgalan.
Görünüyor işte uzaklarda,
Güneşin hiç batmadığı büyülü diyarlar;
Gönlüm akıyor oraya coşkuyla, tasayla,
Ve kıpırdanıyor içimde anılar...
Ele geçireceğimiz tek şey kimi avuntular, kimi duyarsızlıklar olacak, birtakım beceriler elde edeceğiz ve bunlarla aldatacağız kendimizi. Ama asıl önemli olan şeyi, o yollar yolunu bulamayacağız.