...kalbim var, gök
tanımıyorum kendimi gene de
hepsi gitmiş bir isteklerim kalmış yalnız
gel gör ki susturmuşlar onu da işte
bekle bekle bekle bekle
gözlerim bir noktaya takılı
gün günden daha keskin
gün günden daha anlamlı
iyi biliyorum kalbim
bakınca korkutan beni bile.
Edip Cansever
Bizim de Bir Bildiğimiz Var
EYLÜLÜN SESİYLE
baylar!
bin dokuz yüz seksen birdeyiz
karşınızda eylülün sesi
ağustosa çekildi, eylülün sesi
birazdan konuşacak
"bu dünyada yaşamak can sıkıcı bir şeydir baylar."
tepelerde bulamaçların kahverengi eridiği
eriyip sarı sarı aktığı bir mevsim
bir saat gibi işlerken avucumdaki güz çiçeği
yosunların kapılara usulca
tırmanıp yerleştiği
yani eylülün sesi, buysa çok iyi baylar.
yaz geçti, sözgelimi midyelerden yorulduk
eni boyu belirsiz bir ıslaklıktan
upuzun gündüzlerden, sevimsiz otellerden
eylül ki, sorabilir mi
hüzünler iç kamaştırıyor, aşklarsa niye yoksul
bir asfaltın kuru sıcak soğuğundayız
oysa bir deniz feneri mevsimsiz ölür baylar.
dahası
bu düğmesiz giysileri şöylece giymek
bir boşluuğu giyinmek mi olur
olsun
işte karşınızda ekimin sesi
kasımın sesi sonra
Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim, dedi: Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.