Yahudi'lerin kamplarda yaşadığı acıları bir çok film ve kitap konu edinmiştir. Ama acılar maalesef sadece orada yaşanmamış. Bu kitapta da Naziler'den iki yıl boyunca açlık, sefalet ve korku içinde havasız bir yerde saklanan umutla umutsuzluk arasında savaşan insanları görüyoruz. Keşke Anne o kadar genç ölmeseydi de onun hayalindeki kitaplarını da okuyabilseydik.
Okurken bir yandan da geçmişte ve günümüzde müslümanların çektiği acılar da aklıma geldi sürekli. Peki kim suçlu? Yahudi mi, Hristiyan mı, müslüman mı, Budist mi?... Suçlu sadece kötüler!İyilik ve kötülüğün savaşı hiç bitmeyecek. İnanıyorum ki yine de iyilik galip gelecek. Bizim de davamız hep iyilik olacak!
Kitapta fazla bir olay okumuyorsunuz. Ama ergen bir erkek çocuğunun duygularını, insanlar hakkındaki düşüncelerini, yaşadığı karmaşa ve iç çatışmalarını yani aslında ergenlerin genel sorunlarını anlayabiliyorsunuz. Ergenlikte ve ergenlerle bir arada olanlar okumalı benim naçizane fikrimce.
Çocuklar için yazılmış ama her yaşa hitap eden eserlerden biri daha Küçük Kara Balık. Çocuklara ve büyüklere özgür düşüncenin ne kadar kıymetli olduğunu, korkmadan yılmadan akıl mantık ve vicdan sorgulaması yapmanın hayatı daha yaşanılır yapacağını anlatıyor. Bence bu sorgulama becerisi çok önemli. Bütün dünyada terörist yapılan insanlar sorgulamadıkları için kandırılmıyor mu zaten?
"İnsanları ''ahlaka aykırı'' dedikleri kitaplar onlara ayıplarını gösteren kitaplardır. "
Kitabın baş karakterlerinden biri olan Lord Henry'e ait bu söz ile başladım incelemeye çünkü bu anlayışla okunabilecek bir kitap bana göre. Güzel yüzlü Dorian'ımız hiç yaşlanmıyor. Onun yerine Portresi yaşlanıyor. Dorian kötülük yapıyor. Yaptığı kötülükler portreye yansıyor. Tıpkı bir insanın yaptığı kötülüklerin onun ruhunu kirletmesi gibi Dorian'ın da portresini çirkinleştiriyor. Dorian'ı en çok etkileyen kişiyse Henry. Bazen kulağa fısıldayan bir şeytan gibi. Bazen de sanki onu sınava tabi tutuyor da böyle sözler ediyor gibi. Ama ne yaptıysa iyi yapmış. Bu şekilde biz bunları okuduk ve kendimize dersler çıkardık.
Kötülük ve kibir insanın kalbini kirleten ve mutsuz eden çok fena duygular. En sonunda Dorian'ın tabloya baktığı gibi ruhuna bakar ve kendinden nefret eder. Ölümü ise çok acı olur. İş işten geçmeden biz iyi olalım.
Sevelim, sevilelim..dünya kimseye kalmaz:))
İhsan Oktay Anar'ın biraz daha yumuşatılmış bir hali gibi bir dili ve anlatımı var. Yusuf ve Behzat'ın mükemmel dostluğu, Yusuf'un Butimar'a aşkı eşliğinde bol tasavvuf, simya , felsefe tadı alacağınız güzel bir roman. İnsana kendini sorgulatan cinsinden...