Çünkü o an, birine sarıldığınızda, omuzlarının titrediğini, gözyaşlarının göğsünüze aktığını hissettiğinizde... Bırakmak istemezsiniz. Ne fiziksel olarak ne de duygusal olarak. O kişiyi hayatınız boyunca kollarınızda tutmak, bu dünyanın tüm acılarından korumak, yokluklarını asla hissetmeyecekmişsiniz gibi davranmak istersiniz.
Çünkü gerçeği bilirseniz, yani sevmenin bedelinin eninde sonunda yas tutmak olduğunu bilirseniz kimseyi sevemezsiniz. Asla bu tuzağa düşmezsiniz. Ama bir kez düştüğünüzde -aklınıza, mantığınıza rağmen birini ya da bir şeyi sevdiğinizde- bırakmak istemezsiniz. İptal edilen akşam yemekleri, cevapsız kalan mesajlar... Bunların hiçbiri artık önemli olmaz.