Gulê dibê :
Evdal merûmo çavê minê reş in reş bela ne
Minê rojê sê cara bi kilê subhanê kilda ne
Gelek dengbêjên mîna te ji bo min jinê xwe berdane
Evdal dibê:
Heyla gulê ez hatim Xamûrê lê ha li hember e
Minê bala xwe dayê gulê yeke bejnzirav e gerden zer e
Minê sond xwarye bi încîla Îsa bi qurana pêxember e
Bi sirê sibê re gulê wê boxçê xwe hilde bi min re were
Hep merak ettiğim ve tesadüfen elime geçen bu kitapta dönemlerine damga vuran üç peygamber (çinli olanınki tartışılır) karşılaştırılıyor.
Yazar önce her birinin tarih sahnesine çıktığı süreçteki coğrafyalarını, toplumsal yapılarını ve güç odaklarını göz önüne seriyor.
Daha sonra bu 3 peygamberi kanun koyuculuk penceresinden kıyaslıyor ve Zerdüştü’ü başarılı buluyor.
Ahlakçılık penceresinden kıyaslayıp Konfüçyüs’ü başarılı buluyor.
Din kuruculuk açısından ise Muhammed’i çok başarılı buluyor.
Yazar diğer ikisinden neredeyse 1000 yıl sonra dünyaya gelen Muhammed’in halkını ne kadar iyi tanıdığını, toplumsal olaylara nasıl liderlik edip ve bu olaylarla paralel ayetler öğretiler meydana getirdiğini, nasıl peygamberlik mertebesine geldiğini ve bu mertebeye gelene kadar bize öğretilenin aksine hiç de o kadar temelsiz ve birikimsiz olmadığını gösteriyor.
Kitapta eksik bulduğum şey ise; bu 3 kanun koyucunun veda biçimleri ve vasiyetleri açısından da karşılaştırıldığı bir bölümün olmaması.