Devşirmelerin en fazla nefret ettiği kişiler aslını koruyanlardır çünkü devşirmelere kendilerini hatırlatırlar. Süleyman Nazifler ve Gökalplerin uykularını kaçırmaya devam ediyor neviyên Şerîf Paşa.
Bir zindana atılmış ve geçmişte yer yer yollarının bile kesişmiş olabileceği dört farklı karakterin kendi hikayeleri yanında bir de anlattıkları hikayelerle tadından yenmez bir hale getirdiği satırlar..
şu an gerçekliğinin dayanılmaz ağırlığı altında ezilmemek için hayallere, geçmişe ve hikayelere sığınan dört ruh. Fiziksel acı, ruhsal ızdırap, direnme, çözülme, itirafçı olma veya başkaldırma, açlık, susuzluk,halüsinasyon , törel yalnızlık..
Yazar, hayata itirazlarını, ironiyi insan ilişkilerinin ve şehrin çehresinin dönüşümünü çok başarılı bir şekilde yedirmiş. Her bir karakterin hikayesi bile ayrı ayrı kitap olacak derinlikte. Dialog filmleri tadında ve Burhan SÖNMEZ’in her on sayfada bir mutlaka bir Shakespeare tiradı atmadan durmadığı bir kitap.
Örnek vermek gerekirse tanrı ve geçmiş arasındaki güç kıyası veya artık onarılması imkansız hale gelmiş kadın erkek ilişkisi, kentin fiziksel ve ahlaki heyelanı, insan davranışlarını yönlendiren temel dinamiklerin etik dışılığı, insan olmanın vahşi getirilerini konu alan pasajları çok özgün ve etkileyici.
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,281 okunma
Tanrı doğayı yaratıp yeri göğü var ettiğinde, buna karşı şeytan da insanı sahiplenmiş, onu bilgi ağacının meyvesi ile beslemişti. Bilgi edinen insan, diğer canlıların yapamadığın yaptı, varoluşunu bildi, bildikçe varlığına hayran oldu. Kendisinden başka kimseyi sevmedi, Tanrı’yı bile. Tanrı’ya bağlılığı, ölümden sonraki yaşamı istemesindendi. Ölçü, kendi varlığıydı. Doğayı ezdi, canlıları öldürdü. Zamanı geldiğinde Tanrı’yı da öldürecekti.