Kübra

Kolomb'un Kabalacı oluşu, yolculuğuna bir de metafizik boyut katmaktadır kuşkusuz. Bunun bazı görünür işaretleri de vardır. "Yahudi Ansiklopedisi" Encyclopaedia Judaica, Kolomb'dan sözederken, onun yola çıkarken ilginç bir Yahudi ritüelini uyguladığını bildiriyor: Kolomb, bütün hazırlıklar tamam olmasına rağmen, yola çıkmak için tam bir gün görünür hiçbir neden olmamasına rağmen beklemişti. Judaica, Kolomb'un yola çıkmaktan uzak durduğu günün, Yahudi takvimine göre Av ayının dokuzu olduğuna dikkat çekiyor. Çünkü Av ayının dokuzu, Süleyman Tapınağı'nın yıkıldığı gündür ve bu gün Yahudiler oruç tutarak Tapınak'ın yıkılışının yasını tutarlar.* Anlaşılan Kabalacı Kolomb, kutsal yolculuğunun tarihini de, kutsal Yahudi geleneklerine göre belirlemiştir. Mesih Planı'nın anahtarı olan Süleyman Tapınağı ile ilgili geleneklere... Tapınak'ın yıkıldığı günü dini kurallara uygun olarak yas tutarak geçiren Kolomb, ertesi gün Yeni Dünya'ya doğru yola çıkmıştır; Tapınak'ın bir kez daha inşa edilmesi için düzenlenen Mesih Planı'nın ilk adımını atarak...
E-kitap Araştırma Yayıncılık. 8. Baskı, mart 2009·Kitabı okuyor
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kolomb'un Yahudiliği
Amerikan The New Republic dergisinin yazdığına göre, Yahudi tarihçi Simon Wiesenthal da Kolomb'un İspanya'dan sürülen Yahudilere yeni bir yurt bulmak için yola çıktığına inanır. Buna göre Kolomb'un amaçlarının başında Osmanlı (yani İslam) karşıtı bir cephe oluşturma ve Kudüs'teki Kutsal Süleyman Tapınağını inşa etmek için "finansman" bulma özlemi geliyordu: Kolomb'un yolculuğunun amaçları: 1. Hıristiyan Kral Prester John'a ulaşarak Osmanlı'ya karşı ikinci bir cephe açmak. 2. Kutsal yerleri kurtararak, 'Süleyman Tapınağı'nı yeniden inşa etmek... Kolomb'un 1481 yılında tuttuğu günlüğünde Flavius Josephus'dan bölümler var. Josephus'un notları arasında 'Ophir' ülkesinden bahsediliyor. (Altın ülke) Zengin altın yatakları olan bu ülkeden çıkaracağı altın ve elmas ile Süleyman Mabedi'ni yeniden inşa ettirmeyi düşünüyordu.* Bütün bunlar, Kolomb'un amaçlarının o dönemde İspanya'da yoğunlaşmış olan Kabalacıların Mesih'i geri getirme planına uygun olduğunu göstermektedir. Kabalacılar'ın "tarihin akışını değiştirme" ve bu sayede de, Mesih'in gelişinin ön şartlarını yerine getirme hedefinin önemli bir uygulaması, anlaşılan Kolomb'un Yeni Dünya seferidir! İşin daha da ilginç yanı, Kolomb'un kendisinin de bir Kabalacı olmasıdır! Kolomb'un gerçek kimliği ve amacı ile ilgili önemli bir bilgiyi Umberto Eco veriyor. Ortaçağ ve gizli örgütler uzmanı Eco, Kolomb'un bir Kabala uzmanı ve masonların atası konumundaki Tapınakçılar'ın büyük üstadı olduğunu bildiriyor: Kolomb'un amacı, Kudüs tapınağını yeniden kurmaktı; sürgündeki Tapınakçılar'ın büyük üstadıydı çünkü. Bilindiği gibi bir Portekiz Yahudisi, dolayısıyla da Kabala uzmanıydı; tılsımlara başvurarak fırtınaları dindirdi, iskorbit illetiyle başa çıkabildi...**
E-kitap Araştırma Yayıncılık. 8. Baskı, mart 2009·Kitabı okuyor
Alıntı
"Tarih rastgele gelişmez. Gözünden hiçbir şey kaçmayan Dünya Üstadları'nın yapıtıdır tarih. Doğal olarak, Dünya Üstadları giz aracılığıyla korurlar kendilerini." Umberto Eco, Foucault Sarkacı, s. 202
E-kitap Araştırma Yayıncılık. 8. Baskı, mart 2009·Kitabı okuyor
Alıntı
Kehanetler, Hz. Mesih ve Yahudi Egemenliği
Yahudiler Hz. Süleyman'ı peygamber olarak kabul etmezler. Onu, Yahudi ırkının egemenliğini kurmuş olan bir "kral" olarak kabul ederler. Yöntem olarak da, üstteki ayette bildirildiği gibi "büyü"yü kullandığını öne sürerler. Dolayısıyla ona "inkar" atfederler, mülkünü "şeytani" bir biçimde elde ettiğine inanırlar. Bakara 102'yi tefsir eden İslam alimleri bu konuya dikkat çekmişlerdir. Elmalılı Hamdi Yazır, Hz. Süleyman hakkında yapılan bu iftirayı anlatır ve Kuran'da sözü edilen "şeytan"ların " .. ey insanlar, bilmiş olunuz ki, Davud oğul Süleyman, bir sihirbazdı. Cinleri ve şeytanları, rüzgarları hep sihriyle emri altına alırdı. O neye ulaştı ise sihir ilmiyle ulaştı" dediğini bildiriyor. Ayrıca bu iftiranın Yahudilerce kabul görmesinin ardından, Yahudilerin de aynı gücü elde etmek için büyüyle yoğun biçimde ilgilenmeye başladıklarını yazıyor. (Kabala, işte bu büyünün yöntemidir). Bir başka kaynakta, Safvetü't-Tefasir'de bildirildiğine göre ise, Peygamberimiz Yahudilere Hz. Süleyman'ın da bir peygamber olduğunu söylediğinde, Yahudiler şaşırarak "O, sadece bir sihirbazdı" demişlerdir. İşte bu yüzden, Hz. Süleyman'ı büyücü olarak kabul eden ve aynı yöntemle yani Kabala'yı kullanarak aynı iktidarı Mesih önderliğinde yeniden elde etmek isteyen Yahudi önde gelenlerinin umdukları krallık, Kuran'ın deyimiyle "şeytani"dir. Tapınak'ın yeniden inşasıyla başlamasını umdukları Mesihi dönemin, İsra Suresi'nin başında bildirildiğine göre, Allah'a karşı büyük bir isyan ve "yeryüzünde bozgunculuk" dönemi olacak olması da sanırız bundandır... Kabalacılar, bu "şeytani" krallığı kurmak için Mesih'in gelmesi gerektiğini, Mesih'in gelmesi için de kutsal kaynaklarda yazılı olan kehanetlerin yerine getirilmesi ve bir yandan da dünyanın hedeflenen "Yahudi egemenliği"ne hazırlanması icab
E-kitap Araştırma Yayıncılık. 8. Baskı, mart 2009·Kitabı okuyor
Din
Rahmanîlik, şeytanlık ve Yahudi aklı...
Kuran'da Hz. Süleyman'a olağanüstü bazı "ilimler" verildiği belirtilir ve onun rüzgarları kontrol etme gücüne sahip olduğu, hatta "madde nakli" olarak tanımlanabilecek bazı işlemler gerçekleştirdiği, cinleri yönettiği ve kullandığı haber verilir. (Sebe Suresi, 12-14 ve Neml Suresi, 15-44) Mesih'in gelişiyle birlikte "dünyaya egemen olma" hesapları yapan Yahudi önde gelenlerinin Tapınak'la bu denli ilgilenmeleri de, Tapınak'ın sembolize ettiği Hz. Süleyman'ın mülk ve iktidarı nedeniyle olmalıdır. Bekledikleri Mesih, inançlarına göre, Hz. Süleyman'ın soyundan olacağına ve yeniden inşa edilecek olan Tapınak'tan dünyayı yönetecek olduğuna göre, Mesih'le birlikte aynı Hz. Süleyman dönemindeki gibi bir hakimiyet ve güç elde etmek istiyorlar demektir. Aynı güç beklentisi, Tapınak'ı felsefelerinin merkezine yerleştiren diğer güçler (Tapınak Şövalyeleri, masonlar vb.) için de geçerlidir. Bu anlatılanlardan, belki Yahudilerin bu tür bir beklenti içinde olması doğal karşılanabilir. Öyle ya, Yahudiler eski bir peygamber dönemindeki yönetimlerine yeniden kavuşmak istiyorlar, denebilir. Ama gerçek böyle değildir... Çünkü bu aşamada Kuran'da dikkat çekilen çok önemli bir noktayı göz önünde bulundurmak gerekiyor: Hz. Süleyman bir peygamberdir ve elde ettiği güç ve iktidar da "rahmani"dir. Yani güç ve iktidarını Allah yolunda, Allah için, doğruluk ve iyilik yönünde kullanmıştır. Oysa Yahudilerin Hz. Süleyman'a yönelik bakış açıları çok farklıdır. Kuran'da işte bu noktaya dikkat çekilir. Yahudiler, Süleyman hakkında "şeytanların söylediklerine" uymuşlardır: "Ve onlar (Yahudiler), Süleyman'ın mülkü (nübüvveti) hakkında şeytanların anlattıklarına uydular. Süleyman inkâr etmedi; ancak şeytanlar inkâr etti..." (Bakara Suresi, 102) Bu ayetten anlaşıldığına göre Yahudilerin kendi zihinlerinde
E-kitap Araştırma Yayıncılık. 8. Baskı, mart 2009·Kitabı okuyor
Din