Pozitifliğin ifratı uyarıcılarda, malumatta ve dürtülerde ifrat olarak da tezahür eder. Bu durum, dikkatin yapısını ve ekonomisini de kökten değiştirir. Böylelikle duyuşumuz da parçalanıp dağılır. Çoğalan iş yükü de kendine özgü yeni bir zaman ve dikkat tekniğini, dikkatin bün yesine tesir eden bu teknikleri zaruri kılmıştır. Bir zaman ve dikkat tekniği olan multitasking1 medeniyetin ilerleyi şini temsil etmez. Multitasking, insanın geç-modern işçi ve bilgi toplumunda yalnızca çalışmasına uygun bir kabiliyet değildir. Multitasking, daha ziyade, bir gerilemedir. Özellikle vahşi doğadaki hayvanlar arasında bir hayli yaygındır. Balta girmemiş ormanda hayatta kalabilmek için vazgeçilmez bir dikkat tekniğidir.
Pozitifliğin aşırılığının eline savunmasız olarak düşen yeni insan tipi her türlü egemenlikten mahrumdur. Depresif insan, kendi isteğiyle de olsa, her hangi bir dış kısıtlama olmaksızın kendini sömüren animal laborans'tır. Hem avcı hem de avdır. Benlik, empatik manada, hâlâ bir bağışıklık kategorisidir. Fakat depresyon her bağışıklık şemasının ötesindedir. Performans öznesinin -ebilme’yi -ebilemediği anda birdenbire parlar. Her şeyden önce depresyon, bir yapabilme ve edebilme yorgunluğudur. Depresif bireyin hiçbir şey mümkün değil çığlığı ancak her şeyin mümkün olduğuna inanılan bir toplumda mümkündür. -Ebilme’yi ebilememe, kendini suçlama ve kendine zarar vermeyi tetikler. Performans öznesi ken
dini kendi kendiyle savaş eder halde bulur. Depresif kişi bu içselleştirilmiş savaşta yaralanmış kişidir. Depresyon, pozitifliğin aşırılığı altında ızdırap çeken toplumun hastalığa yakalanmasıdır. Kendi kendisiyle savaşı sürdüren in sanlığın akisidir.
Depresif kişi, yalnızca ve yalnızca kendini ait kılabilmek için, toplumsal buyruğu yerine getirmelidir. Onun için depresyon, geç-modern insanın kendi olmak hususundaki başarısızlığının patolojik bir dışa vurumudur. Fakat, aynı zamanda, kişiyi depresyona sürükleyen şey toplumsalın gitgide atomlara ayrılması ve parçalanmasına mahsus ilişki yorgunluğudur [Bindungsarmut].