Hiç bir şeyin benim için olmadığı fakat yine de her şeyin bana ait olduğu duygusunu taşıyordum içimde, bu, ruhumun canlı pınarlarının parçası olan ve bilmediğim yerlerde şehvet gibi aniden beni saran, en derin ve en gerçek yaşantıya dahil olmamanın verdiği mutluluk duygusuydu.
Sahibinin en mahrem dostu olan, bileğinde nabzının atışına arkadaşlık eden, göğsünün üstünde bütün heyecanlarını paylaşan, hülâsa onun hararetiyle ısınan ve onu uzviyetinde benimseyen, yahut masasının üstünde, gün dediğimiz zaman bütününü onunla beraber bütün olup bittisiyle yaşayan saat, ister istemez sahibine temessül eder, onun gibi yaşamağa ve düşünmeğe alışır.
Cinayet soruşturması sadece bir katili bulma faaliyeti değildir. Sayıları kişilerden, işlemleri olaylardan oluşan karmaşık bir matematik problemini çözmek de değildir. Doğrudan insanı anlama uğraşı, yaşamak için doğru yöntemi bulma çabasıdır.