Zeynep Erkul

Zeynep Erkul
@Zeyneperkul
Ya kırdığın gönlü Allah seviyorsa?
Peynirimi Kim Kaptı?
10/10
·85 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mart 2022 22:36
Korkmasaydın ne yapardın? Sırf korktuğumuz için hayatta kaçırdığımız o kadar çok tren var ki? Çoğumuz değişmekten öyle çok korkuyoruz ki,ondan uzaklaşmak,gerçekleşmesini engellemek icin elimizden geleni yapıyoruz.En basit bir değişimi bile zihnimizde öyle karışık durumlara getiriyoruz ki,değişim düşüncesi bile değişimin kendisinden daha çok korkutuyor bizi.Böylelikle ilerlemek,kendimizi geliştirmek,sorunlara çözüm bulmak yerine olduğumuz yerde sayıyoruz. Bazen sahip olduğumuz şeylere çok fazla bağlanıyoruz ve onların sonsuza kadar bizlerle kalacağına inanıyoruz bu yüzden de vadelerinin dolmaya ya da tükenmeye başladıklarını fark etmiyoruz ya da görmezden geliyoruz.Oysa sahip olduğumuz “peyniri” sık sık koklarsak ondaki değişimi fark etmemiz ve ona göre hareket etmemiz zor olmayacaktır. Eski bir ilişkiyi bitirip yeni bir ilişkiye başlamaya ya da yaşadığımız ilişkiyi başka yöne evirmeye,bize zarar verip bizi sömürenden uzaklaşmaya,yeni bir hayata başlamaya hep çekiniyoruz çünkü alıştığımız her şey kötü de olsa bizi kendisine bağlıyor ve sanki onun değişecek olması,iyi anlamda da olsa bizi ürkütüyor,en küçük bir değişim bile bize çok zor geliyor.Oysa bazen küçük bir değişim bile büyük mutluluklara gebedir.Küçük değişim hayatımıza olumlu anlamda dokunabilecekken,korku bu gelişmeye engel oluyor.Ne de olsa “korku ilerlemenin en büyük düşmanıdır.” Kitap çok güzel bir hikayeden oluşuyor.Eski sınıf arkadaşları bir toplantıda buluşuyorlar ve sohbet ederlerken aralarından biri “Peynirimi kim kaptı”hikayesini anlatmaya başlıyor.Hikayede bir labirentte hayatlarını sürdürmek için peynir arayan dört karakterin değişimlere karşı tutumlarını anlatıyor.Kokarca ve koşarca değişime hızlıca ayak uyduran iki fare,Mırın ve Kırın da değişimden korkan iki insan.Bu hikayedeki peynir ve labirent
1000k
Peynirimi Kim Kaptı?Spencer Johnson · Epsilon Yayınevi · 20192,060 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1984
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2021 22:58
Geleceğe dair bir distopya 1984 DÜŞÜNCELERİMİZ BİLE PRANGALI Sorgulamanın,ifade özgürlüğünün,insana ait olan her duygunun yasaklarla,zorbalikla,korkuyla sindirildiği bir distopya 1984… Üçüncü dünya savaşından sonra dünya üçe ayrılmıştır.Avrasya,Doğu Asya ve Okyanusya birbiriyle her daim savaş halinde olan üç ülke.Ana karakterimiz Winston Okyanusya vatandaşıdır ve Okyanusya tüm dünyadan bağlantısını koparmış bir ülkedir.ülkenin her yerinde bet suratlı posterlerinin asıldığı despot bir lider(belki de yalnızca insanların içine yerleştirilmiş korkudan ibaret bir hayal sadece,bilemiyorum.)tarafından yönetiliyor. Ülkede neredeyse her evde bulunan, tele ekran (insanların her hareketini gözleyen bir televizyon gibi bir şey) yüzünden insanların kendi evinde bile rahat olmasına imkan verilmeyen bir düzen.Kendine ait fikirlerini beyan etmek bir yana,kendine ait bir fikrin olduğunu bile her an kendinden bile saklamalısın çünkü vücut dilin bile sisteme aykırı davranmamalı.Uyurken bile kendi iç düşüncelerine hakim olmak zorundasın çünkü partinin ve öğretilerinin aleyhine bir sayıklama seni ele verebilir.Sistem(big brother) size neyi dayatıyorsa ona inanmak zorundasınız,eğer anlatılan her şey bir yalandan ibaretse bile,o yalan senin en doğrun olmalı.Partinin istediği şekilde bağnaz,yobaz bir vatandaş olmak zorunda herkes.Parti ve halk arasındaki refah düzeyi uçurumlar kadarken bile uyutulmuş olan halk hiçbir zaman bunun bilincinde değildir. İnsanlar yokluk içindeyken bile ülkenin en refah düzeyde olduğuna ve partinin her geçen gün daha da büyük işler başardığına inanmalı ve bundan en büyük hazzı duymalı,olmuyorsa da rol yapıp bunu kimseye hissettirmemeli.Mesela daha dün 20 grama düşürülen bir çikolatanın,bugün haberlerde 20 grama yükseltildiğini verdiklerinde bunu sorgulamaya,ama
Edebiyat
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,3bin okunma
Spoiler!
7/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2020 23:04
Zülfü Livaneli’nin yalın üslubuyla yine oldukça akıcı bir roman.Bazı yazarlar hikayesiyle değil de kelimeleriyle kurar ya romanı,işte Livaneli’nin dili susuyor,hikayeleri konuşuyor romanlarında .Başlarda biraz sıkabilir,sürekli tekrarlanan eylemler,şimdi ne alaka dediğimiz olaylar daha sonra yerini müthiş bir hikayeye bırakıyor.Aslında romanın bizlere edebi anlamda pek bi şey kattığını düşünmüyorum,altını çizebileceğiniz cümle sayısı üç veya beştir.Yani roman muhteşem kelimelerin yarattığı cümlelerden oluşmuyor.Zaten Livaneli’nin tarzı bu.Nasıl anlattığından çok ne anlattığına odaklanır,bu da her seviyeden okuyucuya hitap etmesini sağlar.Romanı tarihle harmanlamış yazar,roman bititkten sonra belki de daha önce hiç duymadığınız tarihi bilgileri elde ediyorsunuz ve bazı üzücü gerçeklerle karşı karşıya kalıyorsunuz.Ama romanın bazı noktalarında yapılmış gereksiz duyarları hissedebiliyorsunuz ve anlatıcının yaptığı bazı davranışlardan sonraki hiç de tatmin edici olmayan açıklamalarini saçma bulabilirsiniz ki ben buldum yani demek istemem anlatıcının bi Müslüman için uygun olmayan davranışları ve düşünceleri.Açıkçası beni en çok etkileyen Maximilian ve Nadia’nin acı dolu aşk hikayesiydi,yarım kalmış,acılarla dolu bir aşk.Yahudi bir genç kız ve zengin,kültürlü,saygıdeğer bir aileden olan arı Alman genç bilim adamı Maximilian arasındaki aşkın yaşanmasına engel olan dönemin saçma politikaları,Nazi Almanya’sı,yahudilerin toplandığı kamplar ve insanlığın almadığı işkenceler...Böyle bir ortamda yahudi bir genç kız ve arı bir Alman’ın aşkı imkansız bir şey bu yüzden de Max ve Nadia Almanya’dan İstanbul’a kaçarlar.Peki bu kurtuluşa yolculuk onlar icin nasıl sonuçlanacak,açıkcası buraları anlatıp büyüyü bozmak istemiyorum.Ben onların aşk hikayelerini bitirdikten sonra gözümden
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,1bin okunma
9/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2020 22:02
Kötülük kötülüğü doğurur.Hayatımızın her anında olmuştur,sadece yıkıp dökmeyi bilen benciller.Her şey güzellik içinde ilerlerken bir anda hepsini tersine çeviren kötüler.Güzel olan her şeye sonsuz nefretleri vardır,sadece kendi çıkarlarını düşünürler.Bu romanda da doğayla insanların uyum içinde yaşadığı sessiz,şehrin kalabalığından,gürültüsünden uzak cennet bir adaya eski bir başkanın yerleşmesi ve ihtiraslarıyla,politikacı zekasıyla insanları yönlendirerek bir anda tüm güzellikleri nasıl yerle yeksan ettiği anlatılıyor.Peki doğaya,güzelliklere karşı açılan savaşın galibi kim olacak? Kurunun yanında yaşın da yandığı çok güzel,düşündüren ve sorgulatan bir roman.Ayrıca çok akıcı,pürüzsüz bir anlatımı var.Okumaya başlayınca elinizdeki bırakamayacaksınız,ister istemez devamını getirmek isteyeceksiniz.Mutlaka okuyun!
Edebiyat
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,2bin okunma