Zeynep İzem

Zeynep İzem
@Zeynepizemm
Kalemi tutan elim değil, kalbim. İnsiz Şehr ◇ Silah ve Çiçek Yeraltı Mezarlığı ♤ Fantastik
Polisiye severlere
7/10
·519 syf.··
2024 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2024 01:27
Oldukça derin bir nefes almakla başlayacağım çünkü kitabı okurken yavaş yavaş çürüdüğümü hissettim. Muazzam bir anlatım, muaazzam bir konu ve muazzam bir sonuç. Kitapta bir sürü ceset tasvir ediliyordu, gözümün önündeymişler gibi okudum. Birçok yerde midem bulandı, bu kadar da olmaz dedim. Kitap 1. Tekille anlatılıyordu ve baş karakterimiz Mathieu bir polisti. Soruşturmaları okurken o kadar heyecana kapıldım ki birdenbire onlarca sayfa bitti ki, sayfaların puntosu gerçekten küçük. Gözlerimi kaybetmiş gibi hissediyorum. Yine de değdi. Gerçek Şeytan'ı bir yere kadar asla tahmin edemedim. Bir çoğundan şüphelendim ve hemen ardından hepsi fos çıktı dkclcld Kurbanlarını dehşet verici bir şekilde öldüren katili bulamamak kitap boyunca çıldırmama neden oldu. Yazar bilerek katili bulamayalım diye elinden gelen her şeyi yapmış. Uzattıkça uzatmış, hatta tahmin edemeyelim diye her defasında başrolun baikasından şüphelendiği ve nedenlerini detaylıca ele almış. Bu durum beni biraz bunalttı. Kitabı okurken bazı yerlerde düşüş yaşadığımı söylemek istiyorum. Sayfa sayısı da hesaba katılınca birazcık yorucu ama yer yer heyecanlı bir okuma oldu. Üstelik gerçek katilin bir ara şeytan olduğunu düşündüm. Mistik olandan ama bu hiç mantıklı değildi. Eğer sonuç böyle çıksaydı bir daha asla Grange kitabı okumamaya yemin edecektim. Neyse ki çıkmadı. Katili bulduk. Çok şükür bismillah dedim. Detaylıca düşünülmüş bir kurgu. Şaşırdığım çok yer oldu. Söylemeden edemeyeceğim gerçekten kitapta rahatsız edici çok fazla öğe var. Bunlar benim gerilmemi sağlamadı aksine midemi bulandırmakla yetindirdi. Olaylar anlatılırken birçok bilim dalı yardımımıza koştu ve bunlar altı sağlam doğru şeylerdi. Bu da okuma zevkimi arttırdı. Tatmin edici bir gerilim değildi ama tatmin edici bir polisiyeydi.
Edebiyat
Şeytan YeminiJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20197,2bin okunma
Reklam
Spoiler içerir
9/10
·320 syf.··
2024 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2024 00:11
Bu kitabı biraz abartalım olur mu? Normalde Genç Timaş'ın kitaplarını okumayı severim ama bu bambaşka bir seviyeydi. Yazar her köşeye bir ipucu bırakmıştı. Masum bir çocuğu okudum. Bir yalancıyı okudum. Kalbi körelmiş bir adamı okudum. Çok şey okudum. Kendimden çok şey buldum. Baş karakterimiz Landfill küçük, çevrili bir alanın içimde büyüyor. Dışarıyı hiç görmüyor. Babagoo dışarının kötü bir yer olduğuna, orada canavarların yaşadığına inandırıyor onu. Ama merak korkudan üstündür. Landfill duvarların altından bir tünel kazdığında gerçekten çocukların bir sınırı olmadığını bir kez daha anladım. Kitaba 9 puan vermemin sebebi yazarın beni ağlatmasıydı. Gerçekten hiçbir kitabı okurken ağladığımı hatırlamıyorum. Benim için komik bir durum. Daha doğrusu, küçük ama büyük bir şey. Down da böyle söylüyordu. Kitapta Longwhite en sevdiğim ve en üzüldüğüm şeydi. Bu arada bence o konuşabiliyordu. Tıpkı Orwell gibi. Kitabı tekrar okuyacağım. Sonra tekrar ve tekrar. Canım Landfill umarım seçtiğin yolda karşılaşacağın her şey doğru olur. Yeterince yalana bulanarak büyüdün. Gerçeklere ihtiyacın var güzel çiçeğim. ♡
Edebiyat
ÇöpçülerDarren Simpson · Genç Timaş Yayınları · 2020674 okunma
Dikkat! Spoi!
8/10
·372 syf.··
2024 3. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2024 12:58
Sokrates kitap boyunca doğruluğu arıyor. Bunu yaparken değinilebilecek tüm ayrıntılara değiniyor. Doğru insanı bulmak için önce doğru devlet anlayışını tartışıyor. Kuralları olan bir devlet yaratıyor. Yarattığı devlette "evet bu çok doğru" dediğim yerler olduğu gibi "hiç mantıklı değil" dediğim yerler de oldu. Hatta bir ara Sokrates'in yarattığı devlet için 'insana değil robota ihtiyacı var' dediğimi bilirim. Devlet'i yaratırken tarihte hüküm süren devletlerin yönetim anlayışlarını da ele alıyor. Özellikle Demokrasiye olan bakış açısı beni aydınlatan unsurlardandı. Tüm yönetim anlayışlarının iyisini ve kötüsünü anlatıp kendi devletinin yönetimini nasıl yapacaklarına varıyorlar. Sokrates, sonra yine insana dönüyor. Eğrilik ise doğruluğun zıttı olarak oldukça tartışılan bir diğer konu. Kitabın sonunda anlatılan efsane ve varılan sonuç beni memnun etti. Birçok pragrafın altını çizdim. Bazen 370 sayfa boyunca bir sonuca varılmaması beni sıktı ama okuduğuma değdi. Bilinçli bir okurun, okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.^^ binlerce yıl önce bu ölçüde tartışılabilmiş bir konunun bugün de kendini yenileyerek, bilinç kazanarak ve gelişerek tartışılması gerekiyor.
Edebiyat
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
Dikkat! Spoi mevcuttur!
5/10
·448 syf.··
2024 2. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2024 22:24
Beril ve Engin'in hikayesini okurken ilk başlarda gerçekteen çok eğlendim. Tam istediğim gibi eğlenceli bir kitap buldum dedim. İki yüzüncü sayfalara kadar bu devam etti amaaa sonra her şey değişti. :( Engin'in sert polis tavrı değişsin diye an kolladım ama değişmedi. Bence Beril'e hiç özen vermedi. Bana kalırsa adam gibi sevmedi. Evlenme teklifi bile etmedi be :○ zaten her şey çok çabuk oldu. Keşke o sahneler uzatılsaydı. Evlendikten sonraki her sahne gittikçe sıkılmamı sağladı. Ve ciddi söylüyorum Engin çok kırıcı bir insan. Sonra pişman olunca bahanelere sığınıyor ama yemezler. Oldukça güzel bir konuydu fakat son 250 sayfa sıkıcılaştı ve kendini tekrar etmeye başladı. Konu da eğlence de kitap da maalesef o kısımlardan sonra benim için bitti. Çok farklı olabilirdi. Bu yaz sıcaklarında kahkaha atarak başladığım kitabı yine kahkaha atarak bitirmek isterdim. İyi ki okudum demek isterdim. :( Merkezde sadece Beril ve Engin vardı. Başrol olarak tabi ki onlar olacak ama kitabın şanı yan karakterlerindedir. Yan karakterler çok soyuttular zaten sanki yoktular. Beril'in arkadaş çevresi çok iyiydi mesela ama neden kitapta o arkadaşların ayrıntılarına girilmedi? Benim genelde kitap okurken hep yan karakterler favorim olur ancak yan karakter diye bir şey yoktu bana göre. Onların hayatlarına daha fazla girilmesini isterdim. Birer obje gibiydiler. Beril'i genel olarak sevdim. Zaten kitabın devamını da sırf Beril için okudum. Çok şen şakrak tatlı bir karakterdi ama Engin'e fazlaydı. Engin'den nefret ettim. İlk başlarda çok eğleniyordum sonra bir türlü değişmeyen halleri, birden Beril'e aşık olması, hemen evlenmek istemesi ve teklif bile etmemesi, Beril onun gözünün içine bakarken karısına ajan gözüyle bakması, imaları, kuru bir özürle her şeyi sonlandırması olmadı. Bizimle
Polis Şakaya GelmezMerve Güner · Dokuz Yayınları · 2022836 okunma
Dikkat! Spoi mevcuttur!
3/10
·264 syf.··
2024 1. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2024 20:22
Öncelikle yazarın kalemine sağlık diyerek emeğini vurgulamak istiyorum. Konu, karakterler, üslup ve son olarak genel düşüncelerimi sırasıyla değerlendireceğim. Kitapta başkarakterimiz olan Deva Çetinceviz bazı olaylar nedeniyle erkek kılığına girerek basketbol takımı yardımcı antrenörü oluyor. Bu şekilde kitap başlıyor. Deva'nın gel gitleri, takımla arasındaki iletişim, takım kocunun ortada hiç olmaması, Deva'nın girdiği durumdan psikolojik anlamda da fiziki anlamda da fazlasıyla yorulması ve takımdan birine aşık olması derkeen kitap bitiyor. Üzülerek söylüyorum ki Deva'yı hiç sevemedim. İçselleştiremedim. Öylesine bir şeyi okuyor gibi okudum ve gün içinde zaten kitabı bitirdim. Deva, erkek kılığına girdiğinde kendi için karakterinin olmadığını söylüyordu ama bu bence erkek kılığı için değil tümü için geçerli bir cümle. Ailesi erkek sanıyor ama doğduğunda kız olmasıyla hüsrana uğruyorlar. Deva da ailesini mutlu etmek adına (genellikle babasını) erkek gibi davranıyor. Bundan gocunmuyor. Böyle rahatım diyor bir yerde mesela sonra da ben kadınım, öyleyim böyleyim diyerek bu olayı kendi tercihiymiş gibi yansıtmaya çalışıyor. Ama durumdan da şikayetçi belli ki. Ne bileyim ben Deva'yı anlamadım. Diğer başrol olan Başar bence bir şeylerin farkındaydı (Deva'nın gerçekte bir kadın olduğunu biliyordu) ama emin olamıyordu. Başar'ın karakteride oturmamış bir karakter. Okurken karakter değil de tip okuyor gibiydim. Ayrıca genelde gençlik kitapları okuduğumda erkek karakterler her zaman beni heyecanlandırır ama Başar bu işi başaramadı. Hiç bir etkisi yoktu sanki. Son sayfalara doğru Deva'yla bir yakınlaşıp bir uzaklaştılar. Sonunda ise Başar hissettikleri açıkça herkesin önünde itiraf etti ama bunu da doğru bulmadım. Deva'nın aslında o anda kız olduğu öğrenilirse binlerce
Edebiyat & Roman
Her Kimsen: İlk SetR. İdeli · Artemis Yayınları · 20251,689 okunma