Hayatın amacı kendine varmaktır. Oysa herşeye yaklaşır, her yere varır, bir tek kendinden uzak kalır insan. Her yeri, her şeyi keşfeder ama kendine kıpırtısız duran okyanuslardan haberi bile olmaz. Rumi.
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Pekâlâ, İkincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o?.. Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin?..
...bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır. Vicdan azabı dedikleri şey, ancak bir hafta sürer. Ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kâfi mazeretler tedarik etmiştir.
"...kısmette yaşamı çeken ölümü de çekmiş olur, çünkü yaşamın kısmetidir ölüm."
"Hiçbir zaman yaşamamaktansa, yaşamış olmak daha iyi değil mi yine de?"
Garip bir masalın içinde koşuşuyoruz Sofie. Ve gözlerimizin önünde harika bir yaratılış uzanıyor. Hem de gün gibi ortada...
Öyleyse 'heyecanlı' ve 'gündelik sınırların ötesinde' bir şey yaşamak için neden falcılara, sözde bilimlere başvurmak zorunda olalım?