Dünyanın en basit,en zavallı,hatta en ahmak adamı bile insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha sahiptir. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması,hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yine de biri çıkıp nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim. Kederli olduğum da söylenemez zaten. Buna sebep de yok çünkü. Ne taze bir ölüye sahibim,ne felaket geçirenlerim var. Dedim ya oturuyorum öylece. İyi ki kalbimi tanıyanlar yok. Ağırlıksız duran bedenimi küçümseyeceklerdi. Sonra da birbirlerini dürterek,ya da ilerideki arkadaşlarına göz işareti vererek beni gösterecekler, "Kalbini yok etmişin haline bakın. Hınzır pek de pratik,belli etmiyor hiç." diyeceklerdi. Ama iyi ki yoklar.
İnsan hiçbir umut beslemediği zaman durumu kabullenebiliyor ama kapkara bulutlar arasından iğne ucu kadar kendini gösteren bir güneş ışını belirince bütün dünyası o ışığa bağlı oluyor...
İnsanlar bir yığın acayip şeyler söylüyorlar. Bazen,koyunlarla birlikte yaşamak çok daha iyi. Konuşmaz koyunlar,yiyecek ve su aramaktan başka bir şey yapmazlar. Ya da kitaplar,dinlemek isterseniz size ilginç öyküler anlatır kitaplar. Ama insanlarla konuşurken durum başka. Öylesine tuhaf şeyler söylerler ki,konuşmayı nasıl sürdüreceğinizi bilemezsiniz.