"Garibiz; her yerde, her şeyin içinde ve herkesin ortasında garibiz... Vatanımız burası sanmayın!.. ve bu gurbet Allah hasretinden başka hiçbir şey değil.. herşeye ve herkese uzaklığın da akks-i davası O; Allah.. yakın olan o, ama biz farkında değiliz..."
Hayatım, başından beri muazzam bir şeyi bulmanın cereyanı içinde akıyordu. Şu veya bu miskin vesilenin hassasiyeti içinde birini arıyordum.
BİRİNİ...
O, kim mi?
Allah'ın Sevgilisi (Sav)...
Sonsuzluk ikliminin batmayan güneşi ve ebedilik sarayının paslanmaz tâcı...
Tek dâva O'nu bulmakta, bulduracak olanı bulmaktaydı..
"Yoksa (o iklim) ve muhteşem saray dururken, benim köstebek yuvası evimin ve solucan hayatımın ne değeri olabilir; ve başlangıçta sürdüğüm hayata nasıl bağlanabilir?"