Köşede bir ikonam var, konuşacak biri olsun diye bir de köpek besliyorum. Hani derler ya, tek parça odunla ateş yakılmazmış, ama çabalayıp duruyorum. Yaa işte... Tanrı iyi ki insana köpek vermiş, kedi vermiş... Ağaç vermiş, kuş vermiş... Bütün bunları insan mutlu olsun ve hayatı ona uzun görünmesin diye vermiş.
Benim masamda partiden çıkmak için yüzlerce dilekçe duruyordu... Hepsi de kısa sürede toplandı ve çöp gibi atıldı. Çöplükte kokuşup çürüdü. Bir çift bildiriyi sakladım.
"Sadık bir Komsomolkaydım... Partiye bütün samimiyetimle katıldım. Şimdi partinin benim üzerimde herhangi bir gücü olmadığını söylemek istiyorum..."
"Zamanla kafam karıştı... Büyük Ekim Devrimine inanmıştım. Soljenitsin'i okudum, 'komünizmin muhteşem ideallerinin' hep kanla dolu olduğunu anladım. Hepsi yalanmış..."
"Beni korkutarak partiye katılmaya zorladılar... Leninist Bolşevikler dedemi kurşuna dizdiler, Stalinist komünistler annemle babamı Mordovya kamplarında yok ettiler..."
"Kendi adıma ve merhum kocam adına partiden çıktığı mı ilan ediyorum..."