Kimse üzülmek istemez, değil mi? Yanlış! Renksiz ve monoton bir aşk nasıl yorucu olabilirse, mutsuzluk ve keder çekici gelebilir, iyi hissettirebilir. Bazı kadınlar, yıpratıcı ama aynı zamanda roman gibi, tehlikeli ve çekici bu aşka özlem duyarlar. Aşk çok şiddetli bir şekilde acı verebilir; çünkü her zaman özlem ve üzüntü gibi güçlü duygularla bağlantılıdır.
Umutsuzluk nasıl anlaşılıyor? Erkekler gizli ipuçlarına karşı aşırı derecede hassastır. Kadın daha ilişki ilerleme şansı bulmadan, ilişkiye önem vermeye başlarsa, erkeklerin umutsuzluk radarı çalışmaya başlar. Çok çabuk, çok yoğun ve çok talepkar beklentiler gözlerine çarpmaya başlar.Şefkat ve tatlı sözler çok erken başladığı zaman ya da "Seni Seviyorum" cümlesi soru şeklinde söylenirse-onaylanması istenen dolaylı bir soru-kadının açlığını hisseder.Umutsuz bir kadın, ilişki kök salmadan bağlılık sözü verilmesini ister.Umutsuzluk, sevginin,kendi sihirli hızına bırakılırsa çiçek gibi açacağını kabul etmez.Umutsuzluk,ilişkiyi,aşk başlamadan çok önce zehirleyebilir.
Dışarda her şey beyhude:
Mehtap, denizi öptüğü yerde kimin için bir kaç dakika daha fazla kaldı?
Güneş doğuşunu kimin için bir kaç dakikacık olsun geciktirdi?
Hangi arzu, elde ettiği hazzın ömrünü uzatabildi?
Hangi dua, ızdıraplı saniyelerin sonsuzluğunu giderebildi?
Dışarda her şey beyhude:
Aşkların, dostlukların en mükemmelleri bile bir gün gelir inkar ediliyor ve aşıklar, dostlar bu cinayetleri için sebepler sayabiliyor, fakat mesele bu değil ki...İlk sebepten az öncesi geri gelse, zaman oradan başlayıp yeniden aksa, gene böyle mi olur, bu mümkün müdür?