Elifsu

Kalabalık İçerisinde Yalnızlık
Gürültü, sessizliğin içinde yankılanan bir boşluksa eğer, en derin yalnızlık gürültünün içindedir... Sessizlik, insanın kendi ruhunu dinleme fırsatıdır; ama gürültü, insanı kendi sesinden mahrum bırakır. Yalnız kalabalığın mekânı artık sadece metropoller değil. Binaların gölgesinde büyüyen çocuklar, gökyüzüne bakmayı unutan yetişkinler... Her şey bir "katman" haline geldi. Kat kat asfalt, kat kat beton, kat kat duvar... Her duvar biraz daha birbirini tanımıyor. Yaltıyor insanları birbirinden. Binalar yükseliyor ama komşular birbirini tanımıyor. İnsanın çevresiyle bağı yalnızca doğayla değil, insan ilişkiyleriyle de kopmaya başladı. Beton bir binada, plastik bir sandalyede cam ekranlar arasında büyüyen bir birey için çevre artık nefes alınan bir yer değil; yalnızca yaşanılan, tüketilen bir fon. Modern çağın getirdiği bu distopik çevresellik, insanı fiziksel olarak bir topluluğun parçası kılarken, psikolojik olarak yalnızlığa mahkûm ediyor. Kalabalıkların içindeyiz ama birbirimizden habersiziz. Çünkü görünür olmakla var olmak aynı şey değil. İzleniyoruz ama anlaşılmıyoruz. Bu yabancılaşma zamanla normalleşiyor. Gündelik dilimizden mimiklerimize kadar her şey sterilize ediliyor. Her şeyin "like" ile ölçüldüğü bu dünyada, bir dost omzunun yerini bir bildirim sesi alıyor. İnsan, çokluk içinde kendini eksik hissediyor.
Sayfa 90·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nöro-mimari
Mimari öncelikle doğadan, sonra da diğer insanlardan korunma alanı olarak tanımlandı. Ardından, ruhsal hastalıkların artmasıyla mimari ögelerin insan zihnine etkisi bașlı başına bir araştırma alanı oldu: Nöro-mimari. Bebeklikten itibaren çevre kavramının içine ev-okul-iş-ibadet yeri-anıtlar-devlet binaları ve benzerlerinin arttığı toplumlarda mimarinin çocuk yetiştirmedeki yeri ve etkisi tartışılmaya başlandı. Yön tarifinde bile "nehre yakın-denizden uzak-kuzey-güney" yerine "şu binanın yanından geçip sapılması" yer aldı. Kişi, kudretini yaşadığı binanın kudretinden kuşanır, kimliğini çalıştığı bina ile tanımlar oldu. Apartmanın yüksekliği psikolojk güven, oda sayısının çokluğu geleceğe umudun ifadesiydi artık.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Yardıma İhtiyaç Duyanlara Karşı Rızkımızı Paylaşmak
Hakiki rızık verdiğimiz zaman bize ihsan edilen Allah'ın rahmetidir; satın aldığımızda, ele geçirdiğimizde değil. Biz verdiğimizi sanırız, ancak aslında Allah'ın rahmetini almışızdır.
Sayfa 145·Kitabı okudu
Herkesin birbirine laf ettiği bir ortamda yaşıyorsak eğer:
Dinin hükümleri evvela sizin için, kendiniz için var. Diğer insanların bulunduğu hali etiketleyesiniz diye konmamışlardır. Ailelerinin üzerine vazife olan bir şey bu. İçinde bulundukları toplumun yapması gereken bir şey. Eğer haklarında güzel sözler söyleyemiyorsanız, o zaman hiçbir şey söylememelisiniz. İnsanların içlerinden geçtikleri durum ve şartları bilmiyorsunuz; ben de bilmiyorum nasıl bir süreçten geçiyorlar, onun için kimseyi yargılayamayız. Ve burada size şunu söylemeliyim: Başkalarını çok kolay yargılayabilen karakterde bir insanın muhtemelen kendisine dair çok temel bir meselesi vardır ve esasen ona kördür. Kendinize kör olduğunuz zamansa, başkaları hakkında ekstra ilgi geliştirirsiniz.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Hem siz hem de ben Allah'ın öncelik verdiklerine mutabık kalmak zorundayız. Eğer ümmet olarak bizler bunu yapmış olsaydık, şu an çok daha iyi bir yerde olurduk. Birbirimizi idare etmek çok daha kolay olurdu. Büyük günahlardan kaçınmaya odaklansaydık birbirimize daha iyi muamele ederdik.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Din