Faust

Faust
@ZoiBakus
ne akilem ne divane
"biraz deliysek ne çıkar..."
10/10
·136 syf.··
2022 41. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2022 23:08
Bu kitabı daha doğrusu mektupları okurken gerçek anlamıyla üzüntü duydum. İlk mektuplar hayata karşı büyük umutlar barındırırken, ilerledikçe durum üzücü bir hal alıyor ve daha sonrasında Van Gogh, ekonomik sorunları, hassas yapısı, insanların anlayışsızlığı nedeniyle ağır bunalımlar geçirip akıl hastanesine kapatılıyor. Evet bugün resimlerine paha biçilemeyen, eserleri müzelerde sergilenen o insan. Galiba bazılarımız bu hayatta ne yaparsak yapalım istediğimiz sonucu alamıyoruz. Bunun sizin ne kadar özveride bulunmanızla, ne kadar iyi bir insan olmanızla ilgisi yok. Siz ne kadar çabalasanız da hayat sizi bildiği gibi şekillendiriyor. Bir mektubunda "canlarına kıyan insanlar var, ben onlardan değilim sanırım" diyor ama hayat onu intihar ettirecek noktaya da götürecektir sonrasında. Van Gogh'un sanatına değinirsek o klasik resmin konu aldığı etkileyici insan vücudu yerine, doğayı ve çalışan gerçek insanı, köylüleri konu alır. Sanatı gerçekliğe dayanır. Resimleri kendi zamanında "kat kat boya" denilerek eleştirilmiş ama Van Gogh'un tarzı kendi imzası gibidir. Benim de en çok sevdiğim ressamken şimdi bu kitaptan sonra daha derin anlamı olan bir insana dönüştü. Resimlerine bakarken kendi umudunun içinde kaybolmuş bir insanı da göreceğim. Van Gogh'un da mektuplarından birisinde dediği gibi "biraz deliysek ne çıkar..." Ne yapalım ki?
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Remzi Kitabevi · 20188,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·328 syf.··
2022 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2022 17:44
İnsan boğulmamak için nasıl bir saman çöpüne bile sarılabiliyor! (Dostoyevski - Suç ve Ceza) Eşi ve çocuklarının bir uçak kazasında ölümü üzerine David yaşamanın yolunu Hector Mann'ın sessiz komedi filmlerini izleyip, filmler hakkında notlar almakta bulur. Sonrasında bu konuda bir kitap yazar. Hector Mann, uzun yıllardır yaşayıp yaşamadığı bilinmeyen bir oyuncudur aynı zamanda. Kitabın yayınlanması sonrasında bir gün kapısında Alma'yı bulana kadar... Aslında genel olarak Amerikan edebiyatını hep soğuk buluyorum. Cümleler düz ve inceliksiz geliyor. Bunun nedeni kültürel ve yaşam şekillerimizin farklılığından da kaynaklı sanırım. Örneğin David'in ailesi uçak kazasında ölünce, o; sigortadan aldığı parayla sessiz film araştırmasına başlar. Ama bizde işlerin böyle yürümeyeceğini taa içimizden bildiğimiz için bana oldukça gerçek dışı geliyor bu akış. Bizde bir felaket gelmişse arkasından birkaç felaket daha gelir çünkü. İlk yüz sayfada biraz sıkılsam da kitabın olay akışı ve kurgusunun giderek daha ilgi çekici olduğu da bir gerçek. Hayat hikayesini araştırdığı Hector Mann ile David'in yaşam şekilleri de bir süre sonra paralellik göstermeye başlıyor. Yaşanmış bir hikaye ve yaşanacak olaylar artık yan yana gidiyor. Kitabın en ince (belki de en kalın) ayrıntısı buydu benim için. Kitabı merak eden ve henüz okumamış okuyucularını pişman edecek bir kitap değil kesinlikle. Bol bol sırrın zamanla aydınlandığı bir dizi/film senaryosu gibiydi benim için.
Edebiyat
Yanılsamalar KitabıPaul Auster · Can Yayınları · 20181,431 okunma
Çürümenin Komedisi
9/10
·129 syf.··
2022 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2022 12:57
Bu kitap çürümüşlüğün içinde açan bir çiçek gibi. Çarlık Rusyası döneminde tüm idarenin nasıl yozlaştığını, çürüdüğünü hem çok mizahi hem de gerçekçi ve yalın haliyle sunuyor okuyucusuna. Tüm idareciler kendi çıkarı peşinde koşuyor ve bir gün bir "müfettiş" geleceği söylentisi duyulunca da hiç ilgisi olmadığı halde o şehirden geçen kumarda parasını kaybetmiş bir memuru müfettiş sanıyorlar. Müfettişin gözünü boyamak isterken de kendi bataklıklarında batıyorlar. Kitap bir tiyatro senaryosu aslında. Okurken gözünüzde canlanıyor oyun. Ayrıca bu kitap yerli sinemamızın da belki de esinlendiği bir eser. Örneğin Kemal Sunal'ın başrolünde oynadığı Bekçiler Kralı filminde de sıradan bir bekçi bakan yakını zannedilince benzer şeyler yaşanıyordu. Filmde şöyle bir diyalog bile geçiyor: "Müfettişmiş ayol. Ankara'dan göndermişler." Hatta bu kitap Rusların Zübük'ü bile denebilir. Okuyunca hiç yabancı gelmiyor yaşananlar.
Edebiyat
MüfettişNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20216,3bin okunma
Boğazınızda Bir Düğüm: Surname
10/10
·200 syf.··
2021 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2021 16:28
Surname Osmanlı döneminde şenliklerin, düğünlerin gerçekleştirilme anının kaydedildiği defterlermiş. Cumhuriyet döneminde halka açık olarak gerçekleştirilen son "şenlikli" idamın eleştirel
Edebiyat
SurnameAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,143 okunma
Lezzetli Bir Kitap / İstanbul'un Tadı Tuzu
9/10
·168 syf.··
2021 44. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2021 16:34
Bu kitabı tanımlamam istenseydi "lezzetli bir kitap" derdim. Bende yarattığı ilk his bu oldu. Ama bu kitabı "lezzetli bir kitap" yapan şey, yemekleri anlattığı için değil anlatım
Yeme-İçme
İstanbul'un Tadı Tuzuİlhan Eksen · Everest Yayınları · 200816 okunma