Zeynep Sude

Zeynep Sude
@Zsudetuzz
"Cenab-ı Hakk'ı bulan, neyi kaybeder? Ve Onu kaybeden, neyi kazanır?" "Onu bulan herşey'i bulur; Onu bulmayan hiçbir şey bulmaz, bulsa da başına bela bulur."
Puan vermedi·347 syf.··
2026 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 16:00
Göbeklitepe deyince aklıma hep küçükken sinemasına gittiğim Rafadan Tayfa 2: Göbeklitepe gelir. Bende nasıl bir etki bıraktıysa artık... Çok sevmiştim o filmi ve şimdi bu kitabı okuyunca çok şaşırdım. Tam film tadında bir eser olmuş. Kayahan Demir favori yazarlarımdan biridir ve onun kalemiyle fantastik bir kitap okumak çok ilginçti. Öncelikle Harry Potter okuyan ve seven biri olarak bu kitapta bolca Harry Potter detayı görmek benim hoşuma gitti. Kitabı okurken Harry Potter'ın Türk versiyonunu okuduğumu sandığım anlar olup yer yer tebessümümü engelleyemedim. Kitapta bazen çok garip hissetiğim anlar oldu. Sanki gerçek hayattan alınmış bir roman okuyorum ve o romanda sevdiğim film ve kitaplardan bahsediliyor, ayrıca başka bir kitapta okuduğum karakterler gerçekmiş ve yazarımız ise bu olayları görmüş, yazmış ve karakterlerimizle arkadaşlık kurmuş. Sahi Kayahan Demir Bey, gerçekten AVM'den kovuldunuz mu ? Çok güncel olaylar film tadında, sohbet havasında ve biraz da bilim kurgu ile harmanlanıp ortaya keyifli bir eser çıkmış. Kitapta pek çok daldan bahsedilmesi, kitabın gelişigüzel yazılmadığını bayağı emek verildiğini de gösteriyor bence ( tabii ki çoğu kitap emek verilerek yazılıyor ama bu kitapta benim bayağı bir gözüme çarpan detay oldu.) Kitabı okurken yazarın bayağı araştırma yaptığını düşünüp tebrik etmiştim ama daha sonradan aklıma hiç biyografisini okumadığım geldi. Bir de ne göreyim! Yazarlık mesleğinin hep sözelcilere ve eşit ağırlıkçılara mahsus olduğun düşünürdüm. Ama meğersem yazarımız sayısal bölümlerden mezun olmuş. Tabii başka bölümler de dahil. Fakat ben daha önceden fark etmediğim bu detay için hem üzüldüm hem şaşırdım. Açıkçası bu kitapta pek çok yeni bilgi öğrendim. Özellikle teşkilatın rütbelere göre yıldız, gezegen ve takımyıldız isimleri verilmesi çok
Göbeklitepe'de Gece YarısıKayahan Demir · Timaş Genç Yayınları · 2025117 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·173 syf.··
2026 22. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 20:14
Labirent serisinin ek kitabı olduğunu duyunca çok heyecanlanmıştım ve bu aralar okumak nasip oldu. Çok sevdiğim bir seriyi yan kitap olsa bile tamamlamak istedim ve pişman da olmadım. Zaten James Dashner'in anlatım tarzından ve hayal gücünden bahsetmiyorum bile. Bu kitabın Covid-19 döneminde yazılması ise kitaba olan ilgimi arttırdı. Çünkü virüs çıkmadan önce virüsle ilgili şeyler yazmak ve ortaya bir virüsün çıkması kitabı ilginçleştirip merak ettiriyor bence. Serinin bir önceki kitaplarında olduğu gibi karakterlerin hissettiklerini net bir şekilde hissettim. Newt'in Thomas ve Minho'ya söyledikleri beni çok üzmüştü ama Newt'in açısından bakınca ona hak verdim ve benim de canım acıdı. Kitabın favori karakterimin ağzından anlatılması ve Newt'in delirmeden önce bir amacının olması çok güzeldi. Keisha ve ailesini beklemiyordum... Genel olarak kitap bana seriyi okurkenki o atmosfer ve havayı verdi. Fakat kitabın kapağı seriye göre çok karanlık kaçmış ve bence içeriğini çok yansıtamamış. Kapağı dışında ben kitabı sevdim ve seriyi beğenenlere de öneririm.
Labirent: Deli SarayıJames Dashner · Pegasus Yayınları · 2021468 okunma
A'dan Z'ye Şaheser!
8/10
·511 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 19:02
Soğuk ve kasvetli bir kasım sabahı Bastian Balthasar Bux isimli on, on bir yaşlarında, ufak, tombul bir oğlan Bay Koreander'in kitabevine girer. Geçirdiği vakit içerisinde bir ara fırsattan istifade ederek dışı bakır rengi ipten, sağ sola çevrilince ışıldayan, üstünde iki yılanın -biri açık biri koyu- birbirlerini kuyruklarından ısırdığı, içindeki yazıları iki ayrı renkte olan Bitmeyecek Öykü isimli kitabı çalar. Bastian işlediği suçun farkında olarak kendini yeni bir geleceğe hazırlar. Fakat bundan önce o kitabı okumalıdır. Kendini okulunun çatı katına kilitler ve hayatını değiştirecek olan Öykü'yü okumaya başlar... (Spoiler) Yazarlık yetenektir. Bunu bilirdim fakat bu hakikati net bir şekilde bu kitapta iliklerime kadar hissettim. Hayal gücü yetişkinlerde çocuklara göre daha mı azdır? Bu kitapla beraber fark etmeden evvel evet derdim. Fakat uzun uzun düşünmediğimi de fark ettim. Esasında çocuk kitaplarını yazanlar yetişkinler değil midir? Onların hayal dünyasını zenginleştiren? Bir insanın harfleri böyle ustaca kullandığını ilk defa gördüm diyebilirim. Yazarımız harflerle oynamış resmen: "Düşünecek olursan, dünyadaki tüm öykülerin temelde yalnızca yirmi altı harften oluştuğuna sen de hak verirsin. Harfler hep aynıdır, bir araya gelişleri değişir yalnız. Harflerden sözcükler oluşturulur, sözcüklerden tümceler, tümcelerden paragraflar, paragraflardan da öyküler." (Sayfa 435) Özellikle, bu harfleri kullanarak oluşturduğu isimler beni benden aldı. Her yeni isim beni mest etti. ( Blubb, Ückück, Wuschwusul, Pjörnrachzarck, Fantazya, Atreju, AURYN, Morla, Ygrammul, Fuchur, Engywuck, Uyulâla, Gmork, Lirr, Baureo, Schirk, Mayestril, Goab, Sıkanda, Graögramân, Yika, Querquobad, Murhu, Amargânt, Xayide, Yskalnari, Aiuola, Yor, Schlamufflar...) Momo'nun yazarı olduğu
Bitmeyecek ÖyküMichael Ende · Kabalcı Yayınevi · 20092,671 okunma
8/10
·690 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 17:47
BÜYÜLENDİM! Ben her zaman bir serinin son kitabının gereksiz ve eksik eklemelerle dolu olduğunu düşünür ve son kitabında hayal kırıklığına uğrardım. Ama bu kitap bambaşkaydı. Serinin en sevdiğim kitabı oldu. Harry Potter serisine başlamadan önce insanların neden bu kadar sevdiğini anlayamazdım, çocukça gelirdi. Ama sanırım artık anlıyorum İlk kitaplar benim için sıkıcıydı çünkü ilk filmlerini izlemiştim. Ama daha sonradan ilk olarak kitabını okumaya başladım ve işin rengi değişti. Kitaplar akıcı olsa bile bazı yerlerinde sıkıldım çünkü yazarın gereksiz uzattığını düşünüyorum. Belki de bu yüzden Harry Potter ve Ölüm Yadigarları favorim oldu; çünkü kitabı başından sonuna kadar heyecanla, elim ağzımda okudum. Hiç sıkılmadım diyebilirim. Okurken hayret nidaları koymadan edemedim. Ayrıca başlarken ergenlerin aşk maceralarının ön planda olmaması temennim olumlu sonuçlandı; beklediğim gibi bir aşırılık yoktu çok şükür. Spoiler: Tüm sevdiğim karakterlerin ölümleri beni çok üzdü. Bu kadar yoğun duygular hissettiğim az sayıda kitaptan biriydi. Üzüntü, merak, heyecan, sevgi, panik, stres, öfke... Dobby, Fred, Lupin, Tonks — çocuğunun Harry ile aynı durumdan muzdarip olacağını okuduğum an içim parçalandı — Colin, Deli-Göz… Eminim ismini unuttuklarım vardır, hepsine canım yandı. Snape… Anılarını okurken gözlerimin dolmasını engelleyemedim. Tamamen haklı değildi tabii ama içimde bir sempati uyandırdı. Harry’nin çocuğuna onun ismini vermesi ise çok anlamlıydı. Neville favori karakterlerimden biriydi ve hakkını tamamen verdi. Ailesi için, arkadaşları için yaptıkları paha biçilmez... Büyük şok yaşadığım az sayıda kitaplardan biriydi yine. Harry’nin ölüme giderken hissettiklerini yazar gerçekten çok başarılı bir şekilde aktarmış; tüm duyguları hissettirdiği gibi yine hissettirdi. Ağzım açık okudum. Bu evrene
Harry Potter ve Ölüm YadigarlarıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 201628,9bin okunma
8/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 10:16
Kitap EFSANEYDİ. Kesinlikle böyle bir şey beklemiyordum... 18 yıldır hapis yatan Alexandre Manette 18 yıl sonra kızı Lucie Manette'ye Mr.Lorry ve Defarge sayesinde kavuşur. Aklı yerinde değildir ama kızı sayesinde ilerleyen senelerde kendine gelir. Paris'ten Londra'ya giderlerken gemide haberleri olmadan daha sonradan mahkemesine tanıklık edecekleri Charles Darnay ile tanışırlar. Daha sonra dostlukları pekişir ve Fransa Devrimi sırasında pek çok maceraya atılırlar. Spoiler. Kitap beni çok etkiledi. Mahkeme salonundan beri bize eşlik eden Carton'ın gelip geçici bir karakter olduğunu düşünmüştüm ama kendisine acımamıza sebep olan adam sonlara doğru hayatındaki en büyük zenginliğe,huzura kavuştu. Ben en çok da Defarge Ailesi'ne şok oldum. Başta onları çok sevmiştim ama özellikle Madam Defarge'nin içindeki hırs, intikam onu vahşi bir câni yaptı. Ernest Defarge ise ölçülü ve zeki bir adamdı ama İntikam, Jacques Üç ve karısının yanında maalesef harcandı. Charles Darnay'a ise sinir olmadım değil. Mıknatıs Taşı Kayalığı'na gitmeseydi... Fransa Devrimi'ni böyle bir bakış açısıyla okumak, hissetmek çok etkileyiciydi. Kitabın üslubu ve benzetmeleri şahaneydi. Özellikle benzetmelere bayıldım, yazar bu konuda çok güzel bir iş çıkarmış. Sadece, bazı yerlerde sıkılmadım demeyeceğim. Ağır akan yerler vardı ama genel olarak kitap çok güzeldi. Son olarak şunları da eklemek istiyorum: Mr. Cruncher'ın sonda karısının dualarının önemli olduğunu anlaması çok anlamlıydı ve Miss Pross'a gerçekten üzüldüm :( Birde anlayamadığım bir nokta var, Madam Defarge o kadar kişi öldürmüş, isyanın başı ve üstünde bir sürü silah varken bir kalfayla, Miss Pross'la nasıl baş edemedi? O bana biraz tuhaf geldi ama Madam Defarge'nin ölmesine sevindim. Kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,7bin okunma