Şemsettin Sami’nin okuduğum ilk kitabıydı. Kitapta anlatılmak istenen, görücü usulü evliliğin nelere yol açabileceğidir. Özellikle kitabın başı hiç sıkıcı değildi; beni içine çekmeyi başardı. Ancak Ayşe Kadın karakterine değinmeden geçemeyeceğim, oldukça sinir bozucuydu.
Eserde Osmanlıca kelimeler de yer alıyor fakat bu, kitabı anlamamızı engellemiyor; aksine okurken yormuyor.
Gelelim asıl konusuna… Kitapta Talat ile Fitnat’ın aşkına tanıklık ediyoruz. Aslında Romeo ve Juliet tadında bir hikâye bu; aşkları için her şeyi göze alıyorlar.
Kitapta kız çocuklarının belli bir yaşa kadar okula gönderildikten sonra, babalarının uygun gördüğü kişilerle evlendirilmeleri anlatılıyor. Talat’ın annesi ile babası birbirlerini çok sevmiş olsalar da, ilk başta aileleri evlenmelerine izin vermemiştir. Hatta Talat’ın annesi bu engel yüzünden canına kıymayı bile düşünür. Ailesi bu duruma dayanamayınca sonunda onların evlenmesine izin verir.
Hikâye asıl bundan sonra başlıyor. Ne yazık ki Talat’ın kaderi de annesinin yaşadıklarına benzer olmuştur. O da Fitnat’a tutulur; ancak onların hikâyesi böyle bitmez. Kitap, Talat’ın aşkı için neleri göze aldığını ve Fitnat’ı görücü usulü evlendirmek isteyenlerin kim olduğuyla devam eder.