"Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazen o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir alem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı."
Gelecek kaygısı taşıma. Seni gelecekte yaşatmaya kim karar vermişse, gerekli ihtiyaçlarını gidermek de O'nun sorumluluğundadır. Hayal ve hedeflerin için fanilerin peşinden beyhude koşma. Bütün kâinatı idare eden Tek'tir. Bütün sorunların çözümü O'ndadır. Seni korkutan her şeyin dizgini O'nun elindedir. Mevlana Hazretleri şöyle bir soru sorar: "Düğümü kim bağladı ise en iyi o çözer. Bela Allah'tandır. Öyleyse?..."
Tevekkül: Rabbimizi vekil kabul etmek ve yalnız ona itimat etmek demektir. Sebep sonuç bağlarıyla örülmüş bu kainatta yaşamanın bir gereği olarak, tedbir ve sebeplere riayet etmekle tevekkül. Efendimiz (sav) şöyle buyururlar: "Eğer Cenâb-ı Hakka birlikte, işimizi ve halimizi tamamen Rabbimize havale etmektir. layıkryla tevekkül edebilseydiniz, sizi, sabah yuvasından aç ayrılıp, akşam tok olarak dönen kuşları beslediği gibi rızıklandırırdı.