Aşk gelince, gerçekten yeni bir dünya kuruluyormuş. İçimde varlığından haberli bile olmadığım yeni duygular keşfediyorum. Eskiden göl balığıydım, şimdi artık akıntıya karşı yüzen bir sazanım.
Orijinal Adı Bratya Karamazovı olan kitap tabi ki bir şaheser ve klasik olmayı hak ediyor. Dostoyevski’yi sevin ya da sevmeyin, dilini beğenin ya da beğenmeyin bu kitabın neden şaheser olduğunu okuyunca anlıyorsunuz. Karamazov kardeşler hakkında çokta uzun uzun yazmayacağım. Dikkatimi çeken bir iki şey hariç;
1-Her karakterin; rusça adı, lakabı ve müstear isimleri olması başlarda beni zorladı. Örneğin; Dimitri Fyodoroviç Karamazov yani namıdiğer Mitya, Mitka, Mitenka, Mitri gibi.
2-Kitabın kalın olduğuna aldanmayın oldukça akıcı. Beni Staretz Zosima’nın olduğu bölüm oldukça baysa da kitap hızlıca okunabiliyor. Ben bir haftada tamamladım. Cümlenin güzelliğine bakar mısınız; “Alyoşa, genç kadının, gururlu kalplerin yenilgiye uğrayınca duydukları ölçüsüz keder içinde olduğunu hissediyordu.”
3-İnsan psikolojisini, bir psikolog kadar harika anlatan, içinde felsefe ve teoloji barındıran bir eser. Birçok ünlü yazar ve düşünür tarafından da kişisel ilk üçlerine alınan bu kitabı yazarken Dostoyevski farkında olmadan yeni bir yazın türü yaratmıştı: ‘felsefe düzeyinde roman-tragedya’
4-Bir sürü konunun ucunu işin sonunda birbirine şahane biçimde bağlıyor. Şüpheli Dimitri’yi savunan avukatı Fetükoviç’in metnini de, savcı İppolit Kiriloviç’in metnini de Dostoyevski’nin yazması ustanın büyüklüğünün kanıtı değil de nedir?
5-Dostoyevski’nin son eseri ve büyük başyapıtı olarak adlandırılan bu kitabında hayatına dair birçok ipucu elde edilebilir.
6-Osmanlı imparatorluğu, Rusya ile tarihi içinde 1677 - 1918 yılları arasında on üç defa savaşmıştır. Bunun etkisi midir yoksa Slav milliyetçiliğinden midir bilmiyorum Dostoyevski’nin Türkleri hiç haz etmediği kesin. Ortalama olarak 18 yılda bir savaşmışız, bu yüzden kitapta Türkleri fanatik, barbar, zalim ve gaddar olarak göstermesi olağan.
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202145,4bin okunma