Kendimizden kaçmamız kendimizde olup biteni
bilmediğimizdendir... İstediğimiz kadar yüksek duvarlara
çıkalım yine kendi bacaklarımızla yürüyeceğiz, dünyanın en yüksek tahtına da çıksak, yine kendi kıçımızla oturacağız.
İnanç ruhumuza bastırılan bir damga gibidir; ruh ne kadar yumuşak olur, ne kadar az karşı koyarsa, ona bir şeyi mühürlemek o kadar kolay olur. Hele ruh bomboş ve darasız olursa.
Herkes içini yoklasa görür ki gizli dileklerimizin birçoğu başkasının zararına doğar ve beslenir. Öyle sanıyorum ki, doğanın düzeni böyle olmaktan hiç şaşmıyor. Çünkü fizikçilerin dediğine göre, her şeyin doğması, beslenmesi, çoğalması, başka bir şeyin bozulup çürümesi oluyor.
Ev, mal, mülk, yığınla tunç ve altın;
Yarasına merhem olmaz
Vücudunda, ruhunda dert olan adamın.
Eldeki nimetleri tadabilmesi için,
Keyfi yerinde olmalı insanın.
Ev bark neye yarar dertli, korkulu olana,
Gözleri çipilli olan ne yapsın tabloyu,
Damlalı hasta neden gitsin hamama?
#Horatius