"Hayatımda hiç bu kadar mesut olduğumu, içimin bu kadar genişlediğini hatırlamıyordum. Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan, bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?"
Hakkımda söyledikleri her şey doğru sanırım. Hiç arkadaşım yok. Bu anormal olduğumu kanıtlıyormuş. Ama tanıdığım herkes ya bağırıyor ya ortalıkta çılgınca dans ediyor ya da birbirini dövüyor. Bugünlerde insanların birbirini nasıl incittiğini fark ediyor musun?
Baskê bazekî şikandin,
Asîman firrînek winda kir.
Çavê xezalekî kor kirin,
Awirek ji kesê deştê çû.
Gulleyek ket qirika kewekê,
Çiya stranek winda kir.
Lê dema ku jinek kuştin,
Evînek ji hemû kesê dinyaye çû.
Şêrko Bêkes
Fındık...
Kış aylarında döllenen ve çiçeklenen tek bitkidir. İçindeki yağlar, proteinler, vitamin ve minareller sayesinde insan vücuduna inanılmaz bir katkı sağlar. Kemiklerin ve dişlerin yapımı için gerekli olan kalsiyum, kan yapımında görev alan demir, büyüme ve cinsiyet hormonlarının gelişmesinde rol oynayan çinko için, en iyi bitkisel kaynaklardan biridir. Fındık aynı zamanda yaraların erken iyileşmesini sağlar.
İnsan...
Dört mevsim döllenebilen ama çiçeklenemeyen bir canlıdır. İçindeki yağlar, proteinler, vitaminler kemikler ve kaslar; yaşayabilmek için inanılmaz bir mekanizmaya sahiptir. Bir insanın kemiği 4.000 newtonluk güce sahiptir. Bir boksörün yumruğu 5.000 newton güce sahiptir. Bir tekme ise 9.000 newtonluk gücü aşabilir. Bir fındığın kırılması için en düşük 167 newtona ihtiyaç duyar. Ve her gün alınacak bir avuç fındık bu kemiklerin her daim zinde olmasını sağlar.
Bir erkek, bir kadın...
Bir erkek bir kadına oranla daha çok ağırlığa ve kassal güce sahiptir. Kemik yoğunluğu bir kadında, erkeğe göre daha düşüktür. Bir erkeğin uygulayabileceği 3.000 newtonluk kuvvet bile bir kadının hassas vücut yapısından dolayı kemiklerini kırabilir.
Bir erkeğin kalbi, bir kadının kalbinden daha büyüktür. Kadının kalbi erkeğin kalbinden daha hızlı çarpar.
Erkekler bedensel güç kullanımına daha eğilimli olup, saldırmaya daha yatkındır.
Bir erkeğin beyni, bir kadının beyninden %14 daha ağırdır. Ama kadınlar, iletişim sağlayabilmede erkeklere oranla daha iyidir.
Erkekler dakikada ortalama 16 kez soluk alıp verirken kadınlar dakikada 20-22 kez. Her iki cinsin günde soludukları miktar ise aynı olup 12 bin litredir.
Erkeklerin toplam 1,8 metrekare, kadınların 1,6 metrekare derisi vardır. Kadını derisi daha ince ve kuru, bu yüzden de daha hassastır.
Bir şehir...
Sakarya,
Gelecek diye anlam yüklediğimiz çocuklar, ileride uzun yaşları olacak, büyüyecek diye mi gelecektir, yoksa büyürken getirecekleri veya yaratacakları mıdır gelecek? Psikologların, psikiyatrların sürekli geçmişine inmek istedikleri çocukluğun elbette yaşamda önemli bir yeri vardır. Sayısız araştırmalar ve analizlerin sonucunda çocukluğun gelişim ve karakter üzerinde etkisi, çevrenin etkisi artık neredeyse herkes tarafından biliniyor. Bugün otuzlu, kırklı hatta yetmişli yaşlarda yaptığımız çoğu reaksiyona, verdiğimiz çoğu tepkiye; bunların şekline(nasıl olduğuna) karar veren çocukluktur. Psikolojik esnekliğimiz her ne kadar durumlara yönelimlerimizi etkilese de bu etkilerin hep iyi olabileceğini düşünemeyiz. Psikolojik esnekliği etkileyen en önemli üç faktörden biri toplum faktörüdür. Yaşadığımız topluma şekil veren en önemli faktörlerden biri ise coğrafyanın getirdiği kaderdir. Yaşadığımız bu coğrafya belli, toplum daha da belli. Elbette coğrafya derken; ağaçtan çiçekten, güneşten, ağustos böceklerinden bahsetmiyorum. Biraz daha jeopolitik yaklaşıyorum. Jeopolitik konum her ne kadar devletlere avantajları belirleyen konum olsa da, bu konum toplumları da etkiler. Yani anlayacağımız her şey birbirini etkiler konumdadır.
Çocukluk demiştik, gelecek diye nitelendirdiğimiz çocukluğu biraz konuşalım bakalım. Gerçeklerimizle biraz yüzleştirmek istiyorum sizleri...
Çocukluk üzerindeki çevre, toplum faktörünü konuşalım biraz. Çocuklarımızın yaşamlarını konuşalım. Kıyas yapmak değil burada amacım elbette. Burada kıyas sadece örneklendirme aracı olacaktır. Anladıklarınızın sorumlusu olmadığımı, anlatıklarımın sorumlusu olduğumu belirtmek isterim...
Kendim, bu coğrafyanın iki yakasını yeteri kadar iyi yaşadım, hem doğusunu hem de batısını. İyi derken anlayabilecek kadar iyi.. Hoş