Gözle görülen, gün gibi ortada olan suçların cezalandırıldığı bir dünyada Soyka suçlu. Çünkü babasının beylik tabancasını aldı ve sevgilisi Salih’i ensesinden tek kurşunla vurarak öldürdü. Ve inanır mısınız bu kitap hakkında bir ipucu değil, onun yanından bile geçemez.
Bedia Ceylan Güzelce, Ankara doğumlu Türk gazeteci ve yazar. Soyka benim yazarla tanışma kitabım oldu. Bir videoda bahsedildiğini duyduğum an okumam gerekiyor bu kitabı dedim. Şimdi de bitirmiş halimle iyi ki okudum diyorum.
Kitabımızın ismi, Soyka, ne demek biliyor musunuz? Ben size söyleyeyim, ölüden geriye kalanlar demek. Eskileri, artıkları, insanları... Bir kelime anlamı ile ne kadar ağırlaşabiliyor değil mi? Hele bir insanın sırtında, kambur olup kalıyor. Dahası bunu bir çocuğa yapıyorlar, Zeynel’e. Evet adı aslında Zeynel onun ama kimse ismiyle hitap etmiyor. Annesi, babası bile ona Soyka diyor. Bu kelime ise Zeynel’in ruhunda çok derin fırtınalar koparıyor.
Zeynel çok güzel bir kadın. Hani derler ya gören bir daha dönüp bakar diye, o denli güzel. Çocukken de yaramaz bir çocuk değildi. Hep ailesi nasıl isterse öyle biri oldu. Bir suçu olmadı mesela hiç, tabii günümüzdeki cinayetini saymazsak. Yaşadı, okudu, çalıştı durdu. Gerçi kendisine sorulsa var olmak istemiş midir, emin değilim. Ancak o var, o doğdu ve birisi artık. Kimse kabullenmese de bu dünyada var, adı da Zeynel.
Kitabımız Zeynel’in sevgilisi Salih’i öldürmesi ile başlıyor. Yakalanmasının ardından kendisi ve başkomiser ile birlikte bir odada buluyoruz kendimizi. Tüm olay burada geçiyor. Başkomiser Demir’in, gerek Zeynel’in karakterinden etkilenmesi, gerek kendi yapısı gereği onu konuşturmak için farklı bir yöntem deniyor. Kelimeler veriyor ona sorgu odasında. Her bir kelime ile Zeynel ruhunu ortaya döküyor. Ne kadar sevilmediğini,