bifehvâ

Aişe ( ra) “ İçimizde salih kimseler bulunduğu halde helak edilir miyiz?” Resulullah (aleyhisselam) dedi ki: “Evet! Husus/ Fıskı fücur çoğaldığı zaman.”
Reklam

bifehvâ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·104 syf.·
6 günde okudu
·
2024 14. kitabı
Ebu'l Muzaffer Es-Sem'ani
9.3/10 · 11 okunma
#alıntı
Peçe süs değildir. Onu zînet kastıyla takan ve peçeyle süslenen herkes, Rabb’inden ittikâ ederek yüzünü örten Mu’min kadınların örtüsüne halel söz gelmesinde sebeb olmuştur. Onu bakışlarını süslemek için takanlar, yahut farklı tarzlar edinerek yüzü örtmenin -ve esâsında hicâbın- maksadını saptıranlar, bu ibâdetin kadrinin düşürülmesinde rol oynamaktadırlar. Yüzünü örtmeyi gerçekten Rabb’ine yakınlığı ve O’nun rızâsını umarak yapan Müslüman kadın, peçesini süslendiği bir zînet hâline getirmez. Hicâb, süsü örtmek için farz kılınmıştır. Dolayısıyla onun süslü olması makûl değildir. Hicâb, bakışları uzaklaştırmak için farz kılınmıştır, bakışları cezbetmek için değil. O haşmet ve sadelik taşımadığında, dikkat çekici olur ve bu da hicâbın maksadını nefy eder. Abdulazîz el-Hellâbî hicâbı ile süslenen için şöyle diyor: “Zavallı miskîn! Süsünü gizlemek için emredildiği şeyle süsleniyor!” Bu tenkîd, her Mu’min kız ve kadına utanç vermelidir. Yüzünü örtsün-örtmesin, dışarı çıktığında kendini beğenene kadar dış kıyafetiyle ilgilenen ve kendisini süsleyen kadın, amelinde ihlâsı kaybetme yolundadır. Allah’a sığınırız, böyle ise Allah’tan amelinde ihlâsı ve sıdkı istemeye ısrarcı olması bunun için duâya sarılması gerekir. Yoksa sonunda bu amel onun için bir fitneye ve hüsrâna dönüşebilir. el-Elbânî dedi ki: “Kadınlara dış kıyafetin emredilmesi, kadının zînetini/süsünü örtmek içindir. Hal böyleyken dış kıyafetin kendisinin bir süs olması akledilemez.” el-Elbânî kadının dış kıyafetinin sıfatı hakkında da şöyle demiştir: “Kadının (dışarıda) giyeceği en güzel renk siyahtır. Zira siyah asâlet, vakâr ve hayâyı artırır, zînetten de uzaktır.” Renkli giymenin câiz olduğunu öne sürerek bunu kullananlar, âlimlerin fetvâsını yalnızca hoşuna giden yere kadar işiten kimselerdir. Zira Ehli

bifehvâ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.·
5 günde okudu
·
2024 13. kitabı
İmam Ebu Bekir El Âcurrî
10/10 · 14 okunma
El-Haris b.Yezid’in Cundeb b. Abdullah’tan tahdis ettiğine göre o Süfyan b. Avf es-Sümali’yi şöyle derken işitmiş: Abdullah b. Amr ( ra)’yı şöyle derken işittim: Rasulullah bir gün biz onun yanındayken “ Gariplere ne mutlu!” buyurdu. “ Garipler kimlerdir ey Allah’ın Resulü?” diye sorulması üzerine de şöyle cevap verdi: “Çok sayıdaki kötü insanların arasında bulunan az sayıdaki salih insanlardır. Onlara karşı gelenler onlara itaat edenlerden daha çoktur.” .. Ebu Ka’b el-Ezdi tahdis etti, dedi ki: el- Hasen’i şöyle derken işittim: “Mümin, dünyada bir garip/ yabancı gibidir. Dünyadaki zillet karşısında tahammülsüzlük göstermez. Onun izzetini elde etmek için de yarışmaz. İnsanların ayrı bir hali, onun ayrı bir hali vardır. Kitabu'l Guraba
Reklam