Tavsiye olunur ki ;
Yaşadığımız tarihlerin evvelinde , ihtilal ve sancılı dönemlerde yaşanan hayatları kaleme almış Cihan Aktaş . Belki unuttuğumuz o 28Şubat mağduriyetlerini tekrar en derin hislerle okurken , değişen İslami duruşları da en net biçimde gözler önüne seriyor kitabında ..
Bir inanç ve dava çerçevesinde şekillenen hayallerin ne kadar hayata geçirildiğine , farklı evlilik anlayışları ile kurulan yuvaların insanın hayatına nasıl malolacağına değiniliyor..
Basit,sade bir üslupla ,hikaye tadında , acı gerçekleri hissederek okuyorsunuz ..
Dram ağırlığı olduğu kadar , betimleme de oldukça fazla . O zamanları merak edenlere , az-çok İslami bir davayla büyüyüp günümüz dünyası ile mücadele edenlere tavsiyemdir..
Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin.
Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol İsmail’ce
Bıçak senden incinmesin.
Burdayım de ararlarsa
Doğru söyle sorarlarsa
Tabutuna sararlarsa
Bayrak senden incinmesin.
İl göçsün göçtüğün vakit
Yol yansın geçtiğin vakit
Suyundan içtiğin vakit
Kaynak senden incinmesin.
Toz konmasın sakın sana
Hakkı geçer halkın sana
Gücenmesin yakın sana
Uzak senden incinmesin.
İnsanların çoğu sınırlı bir hayal gücüne sahiptir.
Duyumlarını uyaracak ölçüde yakınlarında gerçekleşmeyen bir olaya ilgi göstermek pek içlerinden gelmez ; ama aynı şey gözlerinin önünde , doğrudan duygularına dokunma mesafesinde gerçekleşirse , bu olay önemsiz bile olsa , hemen aşırı bir duyarlık gösterirler .
Böylelikle normalde Nadiren görülen tepkilerini ölçüsüz ve abartılı denebilecek bir sertlikle telafi etmiş olurlar.